Bebek Kokusu.Com; Bebek, Çocuk, Anne, Baba, Sağlık, Hamilelik, Psikoloji, Beslenme, Sağlıklı Yaşam, Çocuk Oyunları ve Daha Bir Çok şey
Anasayfam Yap
Çocuk ve Aile Gelişimi - Biz Gelişirken
 

Paylaş Yorumla

Kendini Gerçekleştirmek ve Bir Bardak Su İçmek...

Yaşamın zorluk ve karmaşasına karşı dimdik ayakta durabilmek için önce anlamak gerekir. Anlayan ve bilen kişi karmaşaya karşı tutumlar geliştirebilir.

“Bir gemi kazası sonunda kendinizi bir adada buluyorsunuz. Açsınız, susuzsunuz, elbiseleriniz yırtılmış ve hava soğuk. Bu durumda “elime kağıt kalem alıp, şu adaya gelişimin ve ilk günlerimin romanını yazayım” diye düşünmez, büyük ihtimalle açlıkla, susuzlukla, soğuktan korunmayla ilgili temel gereksinmelerinizi karşılamaya çalışırsınız. Bu gereksinmelerinizi karşıladıktan sonra, kendinize bir kulübe yapıp, arkadaş olması muhtemel yırtıcı hayvanlardan kendinizi korumaya kalkışabilirsiniz. Daha sonra, “Acaba etrafta başka kimse var mı?” diye düşünmeye başlar ve diğer insanlarla ilişki kurduktan ve toplumun bir parçası olduktan sonra, bu toplumun en gözde bireylerinden biri olmayı amaçlar ve yaşamınızın deneyimlerini yaşantılarını gerçekleştirmeye yönelirsiniz.”

Biyolojik gereksinmeler karşılanmadan, psikolojik gereksinmeler karşılanamaz. Maslow, insan güdüleri üzerine yaptığı çalışmalarda, insan güdülerini bir piramit şeklinde göstermiştir. Bu piramidin en altında; “Açlık, susuzluk ve cinsiyetin fizyolojik doyumu”, 2. sırada; “Emniyet, güven, düzen ve değişmezlik”, 3. sırada “Ait olma ve sevgi”, 4. sırada “Değer, başarı, kendine saygı”, en üstte de “Kendini gerçekleştirme” basamaklarının bulunduğunu söylemiştir. Bir aşamadaki gereksinmeleri karşılamadan daha üst aşamadaki gereksinmelerin farkına varamayız.

Acaba siz piramidin hangi basamağındasınız? Hangi basamakta olmayı arzu edersiniz? En üst basamağı mı? En üst basamak kendini gerçekleştirme basamağına herkesin ulaşabilmesinin mümkün olmadığını söylüyor yazar: “fakat büyük ressamlar, sanatkârlar, yazarlar, şairler, filozoflar ve mistikler bu aşamaya gelerek, yaşamlarının en önemli doruk deneyimlerini gerçekleştirmiş kimseler arasına girerler. Kendini gerçekleştirmiş kimseler her zaman şöhretli ve tanınmış kimseler olmak zorunda değildir; yaşamını son derece anlamlı gören ve yaşamının her dakikasını doyarcasına yaşayabilen herkes, ister tanınmış, ister tanınmamış olsun, bu aşamayı gerçekleştirmiş olarak algılanır.

Bu kişiler hayatın tadını alarak yaşarlar, yaratıcıdırlar, yaşama gülümseyerek bakarlar. Bu kişiler kendilerini özgür hissederler; yaşamın karmaşıklığına büyük bir saygı duyarlar ve olayları yargılamadan olduğu gibi kabul etmeyi başarırlar.”

Kaçımız yaşamın tadını alarak yaşıyoruz? Yaşamın hangi tatlarının farkına varabildik, henüz daha tadamadığımız hangi tatlar var? Birisinin birisi olmaktan çıkıp bizzatihi “birisi” olmaya karar vermek istiyorsak, yaşantımızı tümüyle başkalarının insafına bırakamayız, bırakmamalıyız. Kendimizi geliştirdiğimiz hangi yönlerimizle gurur duyuyoruz? Hangi yeteneklerimizi daha da geliştirebiliriz?

Yaratıcı mıyız? Olayları ve şeyler farklı gözlerle görebiliyor, farklı bakış açılarıyla değerlendirebiliyor muyuz? Yaratıcılığı sadece sınırlı alanda hissetmek yerine her alanda kullanabilme becerimizi geliştirebiliriz. Denenmemiş olanı denemek, denenmiş olanı farklı açıdan bir kez daha denemek, farklı noktalara dikkat edebilmek, yaşama değer katabilmek için daha başka neler yapabileceğimizi sorgulamalı ve harekete geçebilmeliyiz.

Yaşama gülümseyerek bakıyor muyuz? Yaşamın gülümsenecek, kahkahalar attırabilecek öyle yönleri var ki, bunları görebilmek ve gülümseyebilmek gerekir. Zorlukları mizah duygumuzla daha da kolaylaştırabiliriz. Olayları iyimser açıdan değerlendirebildiğimizde, kendimize gülebildiğimizde, daha fazlasını istemeden önce elimizde olanlara şükredebildiğimizde yaşamın daha da güzel olduğunu görebileceğiz.

Kendimizi özgür hissedebiliyor muyuz? Kimsenin bizi özgürleştirmesini bekleyemeyiz, zaten kimse de kimseyi özgürleştiremez. Özgürleşme kişinin kendi isteğiyle, kendisinden gelen istekle, kendi manevi ve maddi donanımıyla ilgilidir. Özgürlüğün bedeli ödemeden özgür olunamıyor. Bu bedel herkes için farklı farklı olabilir.

Yaşamın karmaşıklığına saygı duyuyor muyuz? Yaşamın zorluk ve karmaşasına karşı dimdik ayakta durabilmek için önce anlamak gerekir. Anlayan ve bilen kişi karmaşaya karşı tutumlar geliştirebilir. Farklılıklara saygı duyup, kendimize bir anlam yaratıp, anlamlı bir dünyanın anlamlı kişisi olabiliriz.

Olayları yargılamadan olduğu gibi kabul etmeyi başarabiliyor muyuz? Zaman zaman içsel doğamızdakinin aksine olayları ve kişileri yargılamaktan vazgeçebiliyor muyuz? O’nu olduğu gibi kabul etmek, belki de kendimizi olduğumuz gibi kabul etmek ve başkalarına da ettirmek sonucunu doğuracak.

Kendini gerçekleşirmiş, gerçekleştirme aşamasına gelmiş kaç kişi var çevrenizde? Yakından ya da uzaktan kaç kişiyi tanıyorsunuz? Kendinizi “kendini gerçekleştirme” aşamasında göremiyorsanız, böyle kişilerin çevresinde olmaya, böyle kişilerin çevrenizde olmasına çaba sarfedebilirsiniz.

30 Mayıs 2002 günü Ankara’da düzenlenen bir konferansta eşimle birlikte Doğan Cüceloğlu’nu dinledikten sonra uzun bir imza kuyruğu oluşmuştu. İnsan Davranışı – Psikolojinin Temel Kavramları” adlı kitabını almıştım. “Aysel ve Ali Ulusoy Ailesi’ne, Güçlü ve anlamlı bir gelecek için sevgi ve dostluğumla” diye imzalamış yazar. Doğan Cüceloğlu’nun bu kitabı insanı ve insan davranışını iyice anlamk açısından önemli bir başvuru kaynağı.

“İnsan ve Davranışı” adlı kitapta hemen dikkatimi çeken bir bölüm de 53. sayfada verilmiş...

“Masa üzerinde duran bir bardak suyu alıp içmek isteyen insanı düşünün. Suyu içebilmesi için kişinin, en azından aşağıdaki işlemleri yapabilmesi gerekir:

1.       Su gereksinmesi olduğunun farkına varması,

2.       Su bardağını ve içindeki suyu tanıması

3.       O koşullar içinde suyu içmesinin içinde bulunduğu sosyal ortam içinde normal bir davranış olduğuna karar vermesi,

4.       Eli su bardağına uzanırken, bardakla eli arasında sürekli olarak kısalan mesafeyi, geri-bildirim sürecinden yararlanarak, doğru algılaması ve bardağı yakalayabilmesi,

5.       Bardağı yakalayan elin bardağı belirli bir kuvvet derecesinde kavraması (çok sıkarsa bardak kırılır, gevşek tutarsa bardak elinden düşer),

6.       Elin kavradığı bardağın ağıza uygun hız ve mesafede getirilmesi (aynı (4)’te olduğu gibi burada da sürekli geri-bildirim sürecinden yararlanmak gerekir),

7.       Ağızın açılışıyla bardağın dudaklara dokunuşu arasında,

8.       Yutkunma davranışının hızıyla ağıza giren suyun miktarı arasında,

9.       Yutkunma davranışıyla nefes alma davranışı arasında,

10.   Ağıza girmesi istenilen su miktarı ile bardağın ağızla oluşturduğu açı arasında ve buna benzer yüzlerce davranışsal ve algısal süreç arasında dengeleme ve işbirliği (koordinasyon) yapabilmesi gerekir.

Bir bardak suyu içebilmek için yukarıda yazılanların yapılması gerekiyorsa,

“Güçlü ve anlamlı bir gelecek için” neler yapılması gerekir bir düşündünüz mü? “Sevgiyle kalın...” Peki sevgiyle kalmanız için ise neler yapacaksınız? Hoşça kalın... DAHA YAPACAK ÇOK ŞEY VAR!

Ali ULUSOY, 23.10.2004

www.happykids.com.tr

 

Paylaş
Paylaş Yorumla Yazdır
Tüm Yorumlar
Yorumlar : 1 yorum
Konuk - 2007/07/13
Hayatımızın içinde varolması ve yaşarken gerçekleştirilmesi gereken soru işaretleri bunlar. Ama hayata bir anda geçirmek çok zor. Çocukluktan kazanılan bu değerleri yavaş yavaş uygulamak daha iyi sonuçlara götürür sanırım. Bizler alamasak da bu temelleri çocuklarımızın hissetmeleri ve böyle yaşamaları için çok çabalamalıyız. Teşekkürler.


  Doktor Forumları
Biz Bize Forumları
Candan Cana Forumları
Çok Gizli Forumları
Sohbet Odaları


Sitede ara

 

Bebek Kokusu Web Sitesi MediOzon.com - Medicolozon.com Eser Medikal Sağlık Hiz.Tic.Ltd.Şirketi' nin Aile ve Çocuklarımıza hizmetidir.

Bebek Kokusu Sitesinden Uyarı.
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.

Site Kullanım Kuralları, Hukuki Şartlar ve Telif Hakları