Bebek Kokusu.Com; Bebek, Çocuk, Anne, Baba, Sağlık, Hamilelik, Psikoloji, Beslenme, Sağlıklı Yaşam, Çocuk Oyunları ve Daha Bir Çok şey
Anasayfam Yap
Çocuk ve Aile Gelişimi - Biz Gelişirken
 

Paylaş Yorumla

Ruh Sağlığımız ve Yalın Gerçekler

Erişilemeyecek amaçlar, gerçekleşemeyecek düşlerdir. Elinde olan değerleri görmezden gelip, olmayanların tutkusuyla yanmak mutsuzluk doğurur.

Genelde ruhsal sorun ve bozukluklara önyargıyla bakılır. Utanılacak saklanacak bir durum, kişisel zayıflık olarak görülür. Ekinsel-eğitsel düzeyi düşük kesimlerde gerçek dışı-"cin çarpmış, büyü yapılmış" gibi- yorumlar yapılır, çözümler aranır. Kimi davranış bozukluklarında "delidir (meczuptur) ne yapsa yeridir" özrüne sığınılır.

Oysa RUHSAL BOZUKLUK NE BİR SUÇ, NE DE ÖZÜRDÜR. Bilinç bozukluğu ya da bilinç dışı süreçlerle ortaya çıkıp çıkmadığı değerlendirilir. İsteyerek, planlayarak yapılan, başkalarına ve kamu düzenine zararlı bir davranışın yeri ise yargıdır.

İnsanın bedensel yapısı diğer memelilere çok benzer. Düşünürler insanla ilgili "insan düşünen bir varlıktır", "insan konuşan bir varlıktır", "insan sosyal bir varlıktır", gibi tanımlar yapmışlardır. Duyuş, düşünüş, algılayış sorunlar karşısında çözüm üretme, yaratıcılık, konuşma, başkalarıyla ilişki ve iletişim içinde olma gibi özellikler insana özgüdür ya da insanda en gelişmiş düzeydedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Sağlığı" "Bir hastalığın olmaması yanında, bir kişinin ruhsal-bedensel-toplumsal yönden de iyi bir durumda olması" diye tanımlar.

Özetle İNSAN BİYO-PSİKO SOSYAL BİR VARLIKTIR. Bu üç boyuttan birinde bir sorun olursa diğer alanlar da etkilenir.

Her sorun ya da bozukluğun bir nedeni ya da nedenleri vardır. Bedensel bozukluklarda-ileri teknoloji ürünü araçlar ve çağdaş inceleme yöntemleriyle-nedenleri saptamak çok güç değildir. Ruhsal sorunlar kalıtsal, gelişimsel etkenlerin yıllar içinde birikim ve etkileşiminin sonucunda ortaya çıkar.

Güç yaşam olayları (PSİKOSOSYAL STRES) kaygı, kuşku, kuruntu, saplantı, korku, çöküntü, taşkınlık gibi ruhsal bozuklukların açığa çıkmasına neden olabilir. HER İNSANIN KENDİNE ÖZGÜ BİR DİRENME VE UYUM GÜCÜ VARDIR. Direnme gücü çökerse, bedensel ya da ruhsal bozukluklar ortaya çıkar.

Yalın ruhsal sorun ya da bozukluğun tanınması çok güç değildir. Özellikle taşkınlık, çıldırı, aşırı üzüntü gibi durumlar kolayca algılanır, anlaşılır. Oysa birçok bedensel yakınma ve belirtilerin örttüğü durumlarda; derinde yatan ruhsal sorunları görmek, tanımak kolay değildir. İncelemeler sonunda bedensel bir bozukluk saptanmamışsa; bir ruh sağlığı uzmanına gitmek gerekir. RUHSAL BOZUKLUK BİR GÜNAH, BİR AYIP DEĞİLDİR.

Geçmiş devirlerde, bilinmezlik ve doğa olayları karşısında güçsüz kalan insanoğlu doğaüstü güçlere sığınmak ve yardım aramak durumunda kalmıştır. Kimi kişiler insanın bu umarsızlığına içtenlikle ya da kişisel çıkar sağlamak amacıyla -bilerek ya da bilmeyerek- yardımcı olmaya kalkışmışlardır. Kimi durumlarda -yatıştırıcı, destekleyici, güven verici, yol gösterici yöntemlerle- etkili de olmuş olabilirler. Oysa günümüzde bilimsel araştırma ve gözlemlerle doğa olayları, insanın ruhsal bedensel yapısı- en küçük birim ve işlevlerine değin- oldukça yetkin bir biçimde çözümlenmiştir. Karanlık kalan yönlerde de araştırmalar sürdürülmektedir. YÜCE ATATÜRK'ÜN belirttiği gibi "YAŞAMDA EN GERÇEKCİ YOL GÖSTERİCİ BİLİMDİR".

Bir şey yapmak, bir şey elde etmek, bir şey olmak her insanın doğasında vardır. Sosyal bir devlet eşit koşullarda her çocuğa -ilgi, yetenek ve becerisine uygun- eğitim, çalışma ve yaşam alanı sunmak durumundadır. Kişiler özgürce düşünebilmeli, düşündüğünü anlatabilmeli, çağdaş koşullarda istek ve gereksinimlerini karşılayabilmelidirler. Ancak istekler gerçeğe uygun olmalıdır.

BENCİLLİK, İLKESİZLİK İLKELLİKTİR.

Özgürlük NE İSTERSEM, NEREDE İSTERSEM, İSTERİM değildir. Özgürlük başkalarının sınırına girmemek koşuluyla kullanılabilir. İstek ve gereksinimler yasalara, yönetmeliklere, törelere, gelenek ve göreneklere, olanak ve koşullara uygunsa karşılanabilir. Değilse, ertelenir ya da gündemden çıkarılabilir.

KAYGIDAN MUTLULUĞA ÖNERİLER

Doğada olan her şey, yaşayan her canlı gibi insanoğlunun da engellenme, yoksunluk, baskı yaratan, zor gelen (stres yaratıcı) olaylarla karşılaşması kaçınılamaz bir olgudur. STRESSİZ BİR YAŞAM DÜŞÜNÜLEMEZ.

Stresle karşılaşan ya da kendini stres altında gören bir kişi önce bu olayı tanımaya çalışmalı; sonra koşullarını, olanaklarını, gücünü iyi değerlendirmeli; değiştirebileceği gerçekleri değiştirmeye, değiştiremeyeceği gerçekleri kabullenmeye çalışmalıdır: SORUNU GÖRMELİ, GERÇEKÇİ ÇÖZÜMLER ARAMALIDIR.

Erişilemeyecek amaçlar, gerçekleşemeyecek düşlerdir. Elinde olan değerleri görmezden gelip, olmayanların tutkusuyla yanmak mutsuzluk doğurur. İstek ve gereksinimler gerçeğe uygunsa gündemde tutulmalı ya da karşılanmalıdır. İnsanları değiştirmek olası değil. Çevreyi değiştirmek çözüm getirmez. Çevreyi, toplumu, insanları dolduğu gibi kabullenip kendi için doğruyu bulmalıdır. GERÇEĞİ TANIMALI, GERÇEĞE UYUM YAPMALIDIR.

Yanlış yapmak insana özgü bir olaydır. Önemli olan yanlışı görmek, doğruyu seçmek, yanlışı yinelememek, pişmanlık duygusu altında ezilmemektir. DÜNE TAKILIP KALMAMAK, GÜNÜ YAŞAMAK, YARINA HAZIR OLMAK GEREKİR.

Kişiler arası iletişim bozukluklarında, ortaya çıkan sorunlarda, kendini temize çıkarmak için; kendi sorumluluğunu görmezden gelerek, çevreyi suçlamak geçici bir rahatlık getirse bile kalıcı mutluluk vermez. ÇÖZÜM BAŞKALARINI SUÇLAMAK DEĞİL, SORUNLARDA KENDİ PAYINI GÖRÜP DÜZELTMEKTİR.

Yalnız kendini düşünen, sürekli kendi çıkarlarını kollayan, kendinden başka kimseye güvenmeyen kişi toplum içinde yalnızlığa itilir. Kendisiyle geçimli değilse, başkalarıyla da geçinemez. İÇTEN, SEVECEN, SAYGILI İNSAN; SEVGİ, SAYGI GÖRÜR.

Günlük yaşamda, insan ilişkilerinde ne düşünülürse söylememeli ya da yapmamalıdır; ne söylenecek, ne yapılacaksa iyi düşünmelidir. DÜŞÜNEREK TEPKİ GÖSTERMELİDİR.

Korkudan kaygıdan kurtulmak isteniyorsa; korkulmayacak olaylardan kaçınmamak, üstüne gitmek gerekir. Korku kaçınmayı, kaçınma korkuyu doğurur. GERÇEKLERDEN KORKMAMALI, KAÇINMAMALI, ÜSTÜNE GİTMELİDİR.

Düzenli çalışmak, dinlenmek, uyumak ve dengeli beslenmekle insan sağlıklı ve güçlü kalabilir aşırı alkol, çay-kahve gibi uyarıcı, uyuşturucu, uyutucu maddeler direnci kırar, gerçekle ilişkiyi bozar. YAPAY YOLLAR ÇÖZÜM DEĞİLDİR.

Geçmişte yaşamış ünlü düşün ve bilim adamlarının geç yaşlandıkları, uzun süre yaşamış oldukları görülmektedir. Bedensel ve beyinsel etkinliğin sürdürülmesi ile daha zinde kalınabilmektedir. Freud'un dediği gibi "sağlıklı kalmak için SEVMEK VE ÇALIŞMAK" gerekir. Yapılması gerekli işleri severek isteyerek yapmalı, yüksünmemelidir. Sonuçta iyi bir şey yapmanın, bir şey üretmenin hazzını almalıdır. Erich Fromm'un belirttiği gibi amaç; SAHİP OLMAK VE TÜKETMEK DEĞİL, VAR OLMAK VE ÜRETMEK" olmalıdır.

Prof.Dr.Mehmet ÜNAL

 

Paylaş
Paylaş Yorumla Yazdır
Tüm Yorumlar
Yorumlar : 1 yorum
isminaz - 2003/08/10
Oysa RUHSAL BOZUKLUK NE BİR SUÇ, NE DE ÖZÜRDÜR. Bilinç bozukluğu ya da bilinç dışı süreçlerle ortaya çıkıp çıkmadığı değerlendirilir. İsteyerek, planlayarak yapılan, başkalarına ve kamu düzenine zararlı bir davranışın yeri ise yargıdır sözünüz üzerine itirazımdır. Yargıya başvuran kişilerin suçlu kişiden daha çok zarar gördüğüne inanıyorum ,basında suçlu kişinin değil, mağdurun gözleri bantlı gösterilir,elinde dilekçe kapı kapı dolaşır,tacizse meraklı bakışlar arasındadoktor doktor gezer,tabi kimse suçluyu merak etmez mağduru görmek ister bu durumda yargıya başvurmak çözümmü üstelik her iki yılda af çıkacaksa


  Doktor Forumları
Biz Bize Forumları
Candan Cana Forumları
Çok Gizli Forumları
Sohbet Odaları


Sitede ara

 

Bebek Kokusu Web Sitesi MediOzon.com - Medicolozon.com Eser Medikal Sağlık Hiz.Tic.Ltd.Şirketi' nin Aile ve Çocuklarımıza hizmetidir.

Bebek Kokusu Sitesinden Uyarı.
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.

Site Kullanım Kuralları, Hukuki Şartlar ve Telif Hakları