Bebek Kokusu.Com; Bebek, Çocuk, Anne, Baba, Sağlık, Hamilelik, Psikoloji, Beslenme, Sağlıklı Yaşam, Çocuk Oyunları ve Daha Bir Çok şey
Anasayfam Yap
Çocuk Göz Sağlığı
 
Paylaş Yorumla

Çocuklarda Göz Tembelliği

Küçük bir çocuk gözlerinde oluşan tembelliği fark edemez. Bir gözü fonksiyonlarını tam olarak devam ettirdiği için normal yaşantısına devam eder...

Göz tembelliği tıpta ambiyopi olarak adlandırılır. Her iki gözde veya gözlerden birinde görme keskinliğinde %20 ve daha fazla azalma olmasıdır. Doğuştan olan göz kusurları, tam tedavi edilmemişse göz tembelliği ortaya çıkmaktadır. Örnek olarak, iki gözün farklı numaralarda olması durumunda beynimiz tarafından, daha iyi gören numarası düşük olan gözümüz sağladığı görüntü daha net olduğu için tercih ediliyor. Kötü, bulanık görüntü bir tarafa itiliyor. Ve böylece o göz daha az kullanılıyor ve gözde tembellik ortaya çıkıyor. Biz o göze tembel göz diyoruz.

Göz tembelliğinin doğuştan olması büyük bir olasılıktır. Fakat travmaya yani kazalara bağlı olarak da sonradan gelişebilir. Gözlerin normal kullanılmasını ve gelişimini engelleyecek durumlarda ortaya çıkmaktadır. Genetik kökenli de olabilmekte, ailesinde göz tembelliği, şaşılık görülen çocukların erken yaşta göz muayenesinden geçirilmesinde fayda vardır.Göz tembelliğinin en sık görülen nedeni şaşılıktır. Kayan gözden gelen görüntü çift görmenin önlenmesi amacıyla yok sayılır ve çocuk sadece tek gözüyle görmeye yönlenir. Bu da kayan gözün görmesinde azalmaya neden olur.

Refraktif farklılıklar yani bir gözün diğerine göre daha miyopik, hipermetropik ya da astigmatik olması da göz tembelliğine neden olabilmektedir. Ayrıca katarakt ve göze düşen görüntünün net olarak odaklanmasına engel olacak her türlü durum gözde tembellik oluşturabilir.

Göz kapağı düşüklüğünden kaynaklı olarak, göz yaralanmaları sonucunda gözün uzun süre kapalı kalması durumunda da gözde görme azlığı, yani göz tembelliği gelişebilmektedir. Yine doğumsal katarakt veya ağ tabakadaki bazı hastalıklar da göz tembelliğine neden olabilmektedir.

Göz tembelliği, genellikle doğuştan veya eken çocukluk döneminde gelişir. Buna bağlı olarak da en çok çocuklarda görülür. Görülme sıklığı ortalama %2-3’tir. Erken yaşta tedavi gerektirmektedir. Belli bir yaşın üzerinde tembelliği tedavi etmek maalesef mümkün değildir.

Küçük bir çocuk gözlerinde oluşan tembelliği fark edemez. Bir gözü fonksiyonlarını tam olarak devam ettirdiği için normal yaşantısına devam eder. Eğer gözde şaşılık gibi gözle görülür bir durum da meydana getirmiyorsa aile de farkında olamaz. Normalde, üç boyutlu, yani derinlikli bir görmeye sahibiz. Göz tembelliği olan çocuğun derinlik hissinde bir azalma meydana gelir ve ince detaylarda, işlerde zorlanır. Bu durumu bazen dikkatli bir ebeveyn fark etse de genellikle gözden kaçar. Göz tembelliği tanısı için göz doktorunun muayenesi şarttır.

Göz tembelliğinin tedavisinde dünyada kullanılan en yaygın tedavi olarak kapatma tedavisi uygulanır. Kapatma tedavisi oldukça pratik ve etkili bir tedavi biçimidir. Çocuğumuzun tembel olan gözü açıkta kalır ve görmesi iyi olan göz kapatılır. Bu tedavi çocuğun yaşına, görme keskinliğindeki azalmaya ve tedavinin başlama yaşına göre değişir. Kapama tedavisi sırasında, belli bir süre de olsa çocuğun resim çizme, boyama, kesme gibi yakın çalışma yapması istenir. Göz merkezlerinde ise göz tembelliğinin tedavisi için uygulanan bazı yöntemler vardır. Tedaviye iki göz arasındaki görme farklılığı azalıncaya kadar devam edilir, daha sonra idame tedavi olan kısa süreli tedaviye yaklaşık 8 yaşa kadar devam edilir . Göz tembelliğinin tedavisi uzun süre devam eden ve sabır gerektiren bir tedavidir. 6 yaşa kadar tespit edilip tedavi başlandığında genellikle görme keskinliğinde tama yakın sonuçlar elde etmek mümkündür, ancak daha geç tanı konup tedavi edildiğinde tedaviye yanıt daha yavaş ve görme keskinliğindeki artış daha az olmaktadır. Her ne kadar düzeltilmesi zor ve başarısı az olsa da, günümüzde geç tespit edilen hastalara da 10-15 yaşlarına kadar aynı tedavi daha yoğun olarak uygulanmaktadır. Tedavi edilmediği takdirde göz tembelliği kalıcı olur. Görme keskinliğinde kendiliğinden düzelme olmayacağı gibi kötüleşme de olmaz.

Göz tembelliği yaratan nedenlerden korumak mümkün olmasa da bu nedenlerin tedavi edilip giderilerek göz tembelliğinin oluşmaması veya oluşmuşsa giderilmesi mümkündür. Göz tembelliğinin bazen gözden kaçması imkansız gibidir, göz bebeğinde beyazlaşmayla kendini gösteren katarakt, gözlerde kayma gibi bir belirti olmadan da mevcuttur ve diğer göz iyi gördüğü için de aile farkına varmayarak kolaylıkla atlanabilir. Bu nedenle çocuklarını 1 yaşında ve en geç 3-4 yaşa kadar göz doktoruna göstermeleri gerekir.

Anne ve baba, eğer ailede göz tembelliği veya şaşılık gibi bir göz problemi varsa çocuklarında görülme riski daha fazla olabileceğinden çocuklarını geciktirmeden göz muayenesinden geçirmeleri gerekir. Eğer göz tembelliği teşhis edilip tedavi verilmişse, bu tedaviyi aynen uygulamaları, çocuklarının gelecekteki görme düzeyleri açısından oldukça belirleyici olacağını unutmamaları ve çocuğu da tedaviye teşvik edecek şekilde davranış yöntemleri geliştirmeleri uygun olacaktır.

Op.Dr. Tülay Kılıç
Dünya Göz Hastanesi

Paylaş
Paylaş Yorumla Yazdır
Tüm Yorumlar
Yorumlar : 1 yorum
cey_ceyhan - 2009/01/30
Selamlar benim oğlum şu an 1.5 yaşında daha 3 ayllıkken oğlumun esimlerini çektiğimizde resimde sol gözü burun köküne daha yakın durduğunu farkettik normalde baktığımızda okadarda belirgin değildi. biz gz tembelliğinden şüphenelip doktora götürdük bize göz tembelliği veya şaşılık yok dedi bize ama gözlerinin de burun kökünden dolayı böyle göründüğüne söyledi. 6 ay da bir kontrole getirin dedi. ama ben biraz teredütlüyüm bu konuda. syn. Op.Dr.Tülay Kılıç böyle bir şey varmı size sormak istedim.


  Doktor Forumları
Biz Bize Forumları
Candan Cana Forumları
Çok Gizli Forumları
Sohbet Odaları


Sitede ara

 

Bebek Kokusu Web Sitesi MediOzon.com - Medicolozon.com Eser Medikal Sağlık Hiz.Tic.Ltd.Şirketi' nin Aile ve Çocuklarımıza hizmetidir.

Bebek Kokusu Sitesinden Uyarı.
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.

Site Kullanım Kuralları, Hukuki Şartlar ve Telif Hakları