Bebek Kokusu.Com; Bebek, Çocuk, Anne, Baba, Sağlık, Hamilelik, Psikoloji, Beslenme, Sağlıklı Yaşam, Çocuk Oyunları ve Daha Bir Çok şey
Anasayfam Yap
Çocuk ve Aile Gelişimi - Biz Gelişirken
 

Paylaş Yorumla

Unuttuğum Bedenim

Her bireyin kendi dünyası ansiklopediler dolduracak kadar zengin ve kapsamlıdır... Kendinizdeki derinliği keşfe çıkmakta geç kalmayın, çünkü mutluluğun anahtarı orda gizli...

Ben ne zaman mutlu ve sevinçli olsam, başkalarındaki mutluluğu ve sevinci de fark ederim.

Ne zaman sevecen olsam, başkalarının da sevecen olduklarını görürüm.
Ne zaman enerji ve umut dolu olsam, dört bir yanımda fırsatlar görürüm...
Ben ne zaman öfkeli olsam, karşımdakinde ikiyüzlülük bulurum.
Ne zaman moralim bozuk olsa ve kendimi iyi hissetmesem, karşımdakinin de benim gibi hüzünlü ve sıkıntılı olduğunu düşünürüm...

Bitkin ve yorgun olduğum zamanlar bütün dünyanın sıkıcı ve sevimsiz olduğunu fark ederim.

Bu günlerde her tarafta kara mizah ve karamsarlık hâkimken, bunun bizim iç dünyamızda başladığını belirtmek istiyorum.

Unutmayalım ki, biz çevremize hangi gözle bakar ve onu nasıl düşünürsek değerlendirmemiz de o doğrultuda olacaktır.

Kendi yaşamımdan bir örnek vermem gerekirse; sabah muayenehaneme giderken eğer kafam karmakarışıksa, bunun ister istemez hastalarıma yansıdığını tüm derinliklerimde hissederim. Bu bağlamda baktığımızda belki "pozitif bakış açısı" diye son zamanlarda moda olan davranış tipi size inandırıcı gelmeyebilir!

Ancak şunu bilmeliyiz ki, kendi düşünce ve davranışlarımız vereceğimiz kararlarda belirleyici olmaktadır.

Onun için her durum ve koşulda neyle karşılaşırsak karşılaşalım, bu durumda işin iyi yönüne bakıp durumun güzelliklerini arayabiliriz. Ama her zaman bunu başaramayabiliriz.

Bunun en basit bir örneği, düşünce olarak yakın olduğumuz bir parti sözcüsü, sivil toplum sözcüsü, sanatçı veya yazar, gazeteci, yorumcu ne kadar yanlış bir değerlendirme yaparsa yapsın, onu sineye çekeriz.
Yani doğru olmadığını bile bile eleştirilerimizi sesli dile getirmekten çekiniriz veya kaçarız.

Aslında sineye çekeriz diye kastettiğim şey şudur: daha masum bir şekilde öyle söylemek istemediğini savunma yoluna gideriz.

Ancak, düşünce olarak karşı olduğumuz ve dünya görüşünü paylaşmadığımız birileri doğru tespitlerde bulunursa, her zaman orda bir yanlışlık aramaya çalışırız...

Bu yaklaşım tarzı insanın doğasında var!

Emin olun ki, eğer bakış açımız olumsuzluklar ve negatif yaklaşımlarla doluysa orada muhakkak negatifliği göreceğiz.

Yapmakta olduğumuz değerlendirme ve eleştirilerin ne kadar objektif olduğunu savunsak da çoğu kez objektiflikten uzak kalırız. Kendimize yakın bulduğumuz düşünce ve davranışlar objektif olmamızın önünde engeldir.

Çünkü taraf olmak insanın doğasındaki bir tutkudur.
Bu durumu daha somut bir örnekle anlatacak olursak; bir futbol maçını ele alalım, birlikte bir futbol maçını izlediğimizi düşünün ve farklı takım taraftarıyız, maçta hakemin vermiş olduğu bir çok kararı bile farklı değerlendiririz. Eğer hakemin vermiş olduğu karar sonucu taraftarı olduğum takımın oyuncusu mağdur durumda kalmışsa veya vermiş olduğu bir faul sonucu gol yemişsek, burada daha çok hakemin taraf tuttuğunu ve asında faul olmadığını iddia ederim.

Oysa maçı birlikte izliyoruz ve her ikimizin de aynı şeyleri görmesi gerekirken, görmek istediklerimizi görürüz. Ben faul değildir iddiasında ne kadar kararlıysam siz de bunun faul olduğunu savunacaksınız.
Maç bitiminde maçı izlemeyen tarafsız üçüncü bir şahıs bizden ayrı ayrı maç hakkında bilgi almak istese ve bu insanın bu bilgileri not aldığını düşünürsek, emin olun ki her ikimizin yapmış olduğu değerlendirme birbirinden çok farklı olacaktır.

Aynı takım taraftarının izlediği maç hakkındaki yorumları birbirine paralellik içinde olacaktır. Çünkü ikimiz maçı tarafsız olarak değil, tarafgirlik içinde değerlendireceğiz. Bu durum, düşünce yapımızda ve dünyaya bakış açımızda da pek farklı değildir.

Benim bu örnekle belirtmek istediğim, yaklaşım ve düşüncelerimizin objektif olmamız konusunda önümüzdeki en büyük engel olduğudur. Bu durum özel günlük yaşamımızı etkilediği gibi, mesleki ve siyasi değerlendirmemizi de etkileyecektir.

Onun için her şeyin beynimizde başladığını bilmeliyiz. Mutlu veya mutsuz olmamıza neden olan olgu aslında kendimizdir.

Şuna inanın ki, ne arıyorsak, onu buluruz. Kendi kendimizi motive etmenin en iyi yolu, çevremizde gördüğümüz şeylerde neyi aradığımızda yatar. Baktığımız her yerde fırsatlar mı görüyoruz?

Bu yaklaşım ve bakışımızı en çok etkileyen şey, çevremizdeki koşulları nasıl görmeyi seçtiğimizdir. Çünkü hiçbir şeyi olduğu gibi görmeyiz; her şeyi kendimiz nasılsak öyle görürüz.

Unutmayın ki ne göreceğiniz, her zaman sizin seçiminize bağlıdır.

Bugün hangi dünyayı görmek istiyorsunuz?
Fırsat, yaşamda gizli olan güzellikte gizlidir. Onu bulmak için yapmanız gereken tek şey de mutlu olmanızdır.

Dünya, kendi yarattığınız bir arenadır.

Fırsatlarsa, şu atomdan daha küçük kuantum parçacıkları gibidir; ancak dikkatli bir gözlemci tarafından görüldüğü zaman varlıkları anlaşılır. Eğer onları görmeyi seçerseniz, fırsatlarınız katlanarak çoğalacaktır.

Önemli olan o çok küçük güzelliklerin farkında olmak ve onlarla mutlu olmasını bilmektir.

Mutluluk iç dünyanızla barışık olmanız ve içinizdeki güzellikleri keşfetmenizde saklıdır.

Unutmayın gerçek denen şey hiç kimsenin tekelinde değildir.
Başkası için gerçek olan, sizin için gerçekten uzak olabilir. Hatta bugün kendiniz için doğru ve gerçek kabul ettiğiniz bir şey size yarın yanlış gelebilir.

Kısacası; Yaşama kendinizi sevmekle başlayın ve unutmayın ki kendinizde pek çok güzellikler göreceksiniz.

Her bireyin kendi dünyası ansiklopediler dolduracak kadar zengin ve kapsamlıdır... Kendinizdeki derinliği keşfe çıkmakta geç kalmayın, çünkü mutluluğun anahtarı orda gizli...

Bu temennilerle bedeninizle barışın onu ihmal etmeyin ve sağlığınızdan olmayın. Öncesinde bedeninize yapacağınız yatırım ve vereceğiniz emek inanın ki sizin uzun yıllar sağlıklı kalmanıza kaynaklık edecektir…

Kendinizi sevmekle ve kendinizi onaylamakla başlayın güne!
Bedenizi unutmadığınız ve ihmal etmediğiniz sürece sağlıklı kalmanız mümkündür…

Paylaş
Paylaş Yorumla Yazdır
Tüm Yorumlar
Yorumlar : 1 yorum
Simtenk - 2008/05/08
Kişinin en büyük engeli gene kendi beyni... Demek ki önce kabul etmek ve sonra sevmek lazım hayatı. Teşekkürler.


  Doktor Forumları
Biz Bize Forumları
Candan Cana Forumları
Çok Gizli Forumları
Sohbet Odaları


Sitede ara

 

Bebek Kokusu Web Sitesi MediOzon.com - Medicolozon.com Eser Medikal Sağlık Hiz.Tic.Ltd.Şirketi' nin Aile ve Çocuklarımıza hizmetidir.

Bebek Kokusu Sitesinden Uyarı.
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.

Site Kullanım Kuralları, Hukuki Şartlar ve Telif Hakları