Bebek Kokusu.Com; Bebek, Çocuk, Anne, Baba, Sağlık, Hamilelik, Psikoloji, Beslenme, Sağlıklı Yaşam, Çocuk Oyunları ve Daha Bir Çok şey
Anasayfam Yap
Beşinci Mevsim - Üyelerimiz Yazıyor - Sizin Kaleminizden
 

Paylaş Yorumla

Mucizenin Adı

Oğlum hayatıma girdiğinden beri, ben artık daha iyi bir insan olmaya çalışıyorum...

Nasıl başlanır yazmaya? Yazmadan bilebilir mi insan zihnindeki fikir topunun nerelere yuvarlanabileceğini? Her gün yaşanan dur durak bilmez koşuşturmaca içinde, bir kez durup, soluk almaya cesaret edebilenler, işte onlar hayata karşı daha güçlü olurlar. Ya da olduklarını zannederler. Oysa ne çok şey var yaşamadığımız, görmediğimiz, hatta düşünmediğimiz. Ben olmadan, biz olmaya çalışan, kendini tanımadan başkasının karısı, kızı, annesi olmaya çalışanlar. Kadınlar.... yaşlı, genç, evli, bekar, çocuklu, çocuksuz, çalışan, ev hanımı, mutlu, mutsuz, mutsuzken mutlu, mutluyken hüzünlü, yüreği dolu, kalbi kırık, ruhları yaralı kadınlar.

Kadın olmak hakkında çok şey yazılır, çizilir, söylenir de yaşanılası bir gerçekliktir kadın olmak. Kadınlığın okuduğumuz, dinlediğimiz, hak verdiğimiz ayrıntıları her gün bir yaprak gibi sarınır bedenimize, incecik, titrek. Yalnız değilsinizdir bu dünyada, yalnızlar rıhtımından her gece kalkan bir geminin içindeki milyonlarca kadından biri olup, bir yerlere yelken açarsınız. Her gün uyanırsınız, her gece uyursunuz ve gün içini de sayısız sorumluluk ve görevinizi yerine getirmekle doldurursunuz. Her sabah ay batıp güneş doğar, yola çıkarsınız, nereye gittiğinizi bilerek ama çoğunlukla nereye gittiğimizi bilmeden. Sahi nereye gidiyoruz biz? Tüm insanlık için ortak olan bu soru, bir kadın için ne ifade etmektedir?

Eminim hepinizin bu soruya verecek farklı farklı yanıtları vardır. Kiminiz işinizde ilerlemek istiyorsunuz, kiminiz münasip bir koca bulup evlenmek—ki en okumuş, en kariyer sahibi kadının bile belinde bir yüktür bekar olmak, sanki evlilikten bir çeşit yaradılış mucizesi beklenir, gelip kadını tamamlayacak, ona hep beklediği ama görmezden geldiği anlamı yükleyecek bir erkek—kiminiz dünyayı kurtarmak, kiminiz ise bir gece daha hayatta kalabilmek. Tüm bu beklentilerin içinde biri vardır ki kucağınıza gelene kadar ne olduğunu bilemezsiniz.

Yazmak yaşamak ise, yazılarım da yaşam gibi olmalı; geri dönüp beğenmediğiniz yerleri silemeden, olduğu gibi, yaşandığı gibi anlatılmalı her şey.

Bu dünyaya gelecek bir canlıyı içimde beslediğimi öğrendiğimde ne mutluluktan ağladım, ne de dünyaya ilan etmek istedim anne olacağımı. Hissettiğim ilk şey korkuydu. Çünkü anne olmak hakkında kendi annemi eleştirmekten başka bildiğim birşey yoktu. Hayatımın asla eskisi olmayacağından korktum, mide bulantılarından korktum, kilo almaktan korktum, ama en çok annem gibi bir anne olamayacağımdan korktum. Tüm bu korkular arasında geçerken 9 ay, korkularım katlanarak arttı. Yapacak bu kadar çok şeyim varken bir başka canlının sorumluluğunu almaktan korktum. Doğum öncesi doğurmaktan, doğum sonrası emzirmekten korktum. Emzirirken ağladım. Acıdan ağladım, korkudan ağladım, ben ağladım, bebek ağladı, o ağladı, ben ağladım. Doğum yapar yapmaz bebeklerinin yüzüne bakıp doğalarından gelen o müthiş şefkat ile bebeklerine aşık olduklarını söyleyen kadınlardan olamadım. Sezaryen kesiğim acıdı, doğrulamadım, uyuyamadım. Acaba nefes alıyor mu diye 5 dakikada bir kontrol etmekten, sütüm yetiyor mu diye düşünmekten, hayat akıp giderken olduğum yerde hayatı kaçırmaktan korktuğumdan uyumadım. İçimdeki anne her görevini eksiksiz yerine getirmeye çalışırken, dışımdaki kadın yavaş yavaş kaybolmaya başladı. Her sorunda bir çözüm gören ben, her şeyi çözümsüzleştirmeyi başardım. Kimse yanıma gelip üzülme bunlar normal atlatacaksın demedi, sadece yoluma çıkmamaya, beni kızdırmamaya özen gösterdiler saolsunlar. Bebeğimle ilk kez yalnız kaldığımda daha altını bile değiştirmeyi bilmiyordum.

Yapacak işlerim, yaşanacak hayatım varken evin içine tıkılmış, sabah akşam aynı döngüyü defalarca yaşıyordum. Emzir, gazını çıkar, kusmuğu temizle, bebeği uyut, başında bekle, altını değiştir, emzir...bebek bakımı ile ilgili her kafadan bir ses çıkarken, okuduğum ve dinlediğim onca şeyden sonra teoride mükemmel bir anne olmam gerekirken, pratikte işler o kadar da düzgün gitmiyordu. Bebeğimi çok seviyor, onun için çok endişeleniyorken, bir yandan da öfke duyuyordum. Sabah işine giden kocama, artık evine dönmüş olan anneme, komşunun yaramaz kızına, yani ben hariç hayatına devam eden herkese hem imrenerek hem de öfkeyle baktım.

Anlamadım ki artık benim hayatım tek kişilik değil. Anlamadım ki artık bir başka ben var bende. Tanımadığım bu ‘ben’ yavaş yavaş gelip eski ‘ben’in tahtına oturdu. Artık en çok dinlediğim müzik ninniler, en sevdiğim film animasyonlar oldu. Yeni ben ile eski ben arasındaki çatışma nihayet sonlanınca, ruhum barış ilan etti bedenimle. Önce ondan özür diledim, bunca zamandır ihmal ettiğim için, çünkü bebeğim hariç hayatımdaki herşeyi ve herkesi bir kenara itmiştim bu süre içinde. Bebeğim büyüdükçe yeni yeni yetenekler edindim. Artık hem bir anne, hem doktor, hem sağlıklı beslenme uzmanı, hem psikolog, hem öğreten, ama en çok da öğrenen oldum. Her gün yeni bir şey öğrendim, bebeğimle birlikte ben de büyüdüm. Bir noktadan birine koştururken bile durup gökyüzünden bana gülümseyen güneşin varlığına şükretmeyi, her şeyin bir sebebi olduğuna inanmayı öğrendim.

Oğlum hayatıma girdiğinden beri, ben artık daha iyi bir insan olmaya çalışıyorum. Daha sağlıklı beslenmek, daha ılımlı düşünmek, insanlara daha hoşgörülü davranmak, ama tüm hayatın karmaşası içinde durup nefes almak, oğlumun bana öğrettiği ve öğreteceği çok şey olduğunu bilmek ve ‘annecim ben seni çok seviyorum’ derken, saf ve gerçek sevginin doyumuna varmak.

Bu yazıyı yazarken oğlum çeşitli bahanelerle yanıma geldi. Bir kere kalem istedi, bir defasında su, en son başka bahane bulamamış olacak ki ‘annecim seni öpmeye geldim’ dedi. Yazmamı engellemeye çalıştığı için ona sitem edemem, çünkü bu yazıyı kaleme aldıran o. Klavyede benim parmaklarım dolaşıyor ama onun varlığı kelimeleri bir araya getiren. Kendimi yeniden keşfetmemi sağladığı için, uykusuzluk ve yorgunluktan bitap düşmüşken bile bir gülümsemesi ile hayatımı aydınlattığı için, ve nereye gittiğimi anlamam için hayatımı kısa bir süre de olsa durdurduğu için ona teşekkür borçluyum. Şimdi bu borcumu en sevdiği kitabı ona okuyarak ödemeye gidiyorum. Her yeni gün için bir başka ödeme şeklim var. Borç ödemenin hiç bu kadar zevkli olacağını düşünmemiştim.

Hepimizin bir mucizesi var hayatta. Benimkinin adı ÇAĞATAY.

Özlem Boztaş

Paylaş
Paylaş Yorumla Yazdır
Tüm Yorumlar
Yorumlar : 9 yorum
gökten - 2010/05/22
harika bir yazı olmuş.o duygular en güzel böyle anlatılır.aynılarını yaşadım.ve kızımı sevmiyorum sanıp çok korktum ilk başta.ama zamanla insan vücudu ve ruhu bu yeni yaşama alışıyor ve eski hayatı asla özlemiyor.yani en azından benimki öyle oldu.benim mucizemin adı da MELİS..hayat mucizelerimizle çok daha anlamlı ve güzel oluyor değilmi??sevgiler
elifnaz01 - 2010/02/04
merhaba özlem hanım.benim duygularımı ifede etmişsiniz sanki.okurken bunu benmi yazdım diye düşündüm.aynı duygu fırtınalarını bende yaşadım.ama çok şükür bitti ve şuan kızım elifnaz ile çok mutluyum.kaleminize,yüreğinize sağlık...
bilgecim - 2009/05/08
Özlem Hanım, İyi ki bu yazıyı kaleme almışsınız. Çünkü insan hep "sadece ben mi böyle hissediyorum. Normal mi ?" diye düşünüyor. Sayenizde yalnız olmadığımı, aynı geçişi zorlukla da olsa başardığımı görebiliyorum. Yüreğime dokundunuz. Çok teşekkürler... Benim mucizem BİLGE. Hayatta herşeyimi onun için bırakmaya, yeniden başlamaya hazırım işte....:))


  Doktor Forumları
Biz Bize Forumları
Candan Cana Forumları
Çok Gizli Forumları
Sohbet Odaları


Sitede ara

 

Bebek Kokusu Web Sitesi MediOzon.com - Medicolozon.com Eser Medikal Sağlık Hiz.Tic.Ltd.Şirketi' nin Aile ve Çocuklarımıza hizmetidir.

Bebek Kokusu Sitesinden Uyarı.
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.

Site Kullanım Kuralları, Hukuki Şartlar ve Telif Hakları