Bebek Kokusu.Com; Bebek, Çocuk, Anne, Baba, Sağlık, Hamilelik, Psikoloji, Beslenme, Sağlıklı Yaşam, Çocuk Oyunları ve Daha Bir Çok şey
Anasayfam Yap
Doğum Hikayeleriniz
 

Paylaş Yorumla

Alp Ülgen'in Doğum Hikayesi

Aramıza hoşgeldin. Sen gelmeden önce mutlu bir aileydik, şimdi daha kalabalık ve daha mutlu bir aileyiz. Senin gibi bir bebeğin anne-babası olduğumuz için kendimizi çok şanslı buluyoruz.

“Artık daha iyi bir insan olacağım, çabuk sinirlenmeyeceğim, ona çok iyi bakacağım. Off, keşke biraz da süt içseydim, ya yeterli kalsiyumu alamadıysa, gerçi doktor süt içmene gerek yok, bu kalsiyum hapları yeter dedi ama... Ya ağlamazsa doğduğunda, kaç kilo acaba. Neden midem bulanıyor benim şimdi? Burası hiç de soğuk değilmiş. Ne zaman çıkacak yaa”

5 Mart 2007 Pazartesi sabahı saat 10:00da Acıbadem Hastanesinde bir ameliyat masasında belinden epidurali yemiş, ellerinin üzeri bilumum hortum, katater, iğne dolu, göğsümden aşağısını göremez ama çıplak olduğumu bilir halde tavandaki ışığa hipnotize olmuş gibi bakarken aklımdan geçenler bunlardı. Ama o masaya bu kadar kolay yatmadım tabi J Şimdi biraz geriye, herşeyin başladığı tarihe, 2 Temmuz 2006 Pazar gününe dönelim.

Hamile olduğumdan şüpheleniyorum, bir gün önce test yapmışım, negatif. Allah Allah, niye gecikti ki o zaman. Ben bir test daha alayım, yarın yaparım.

Yaptım testi ama belli belirsiz ikinci çizgi, Turgay’la bakıp bakıp anlamıyoruz, ne yapsak? Hastaneye gitsek, evet. Hadi Acıbadem’e. Orada da kan veriyoruz, içimiz içimizi yiye yiye bekliyoruz sonuçları, haydi tekrar hastane yoluna. Turgay arabada bekliyor, ben alıyorum sonucu, kağıda bakmadan arabaya geliyorum birlikte bakacağız ya. Bakıyoruz, hiçbirşey anlamıyoruz: Beta HCG 180. Haydi tekrar hastaneye, nedir bu doktor hanım, bir minik insan var mı içimde? Evvett var ama daha çok küçük J

Çok mutluyuz, çok şaşkınız, çok mutluyuz, çok şaşkınız......................çok komiğiz sarılıp öpüşüyoruz ama inanamıyoruz. Hala da inanamıyoruz zaten bu mis kokulu küçük erkeğin nasıl olup da bizden çıktığına.

Eve gelip herkese haber veriyoruz. Herkes çok mutlu, ağlayanlar, gülenler, bağırıp çağıranlar... Hamileliği öğrenmenin en keyifli yanlarından biri akrabalarınıza/arkadaşlarınıza haber verme işi.

Geri sayım başlıyor o günden sonra, uygun bir doktor arayıp buluyoruz kendimize. Dr.Murat EMANETOĞLU’na kendimizi ve bebeğimizi emanet ediyoruz. İlk kalp atışları, ilk hareketleri, 2’li testi derken erkek olduğunu öğrenişimiz  O günü hiç unutmayacağım. Herşey yolunda görünüyor dedikten sonra “Çok önemli değil ama cinsiyetine de bakalım” demişti doktor. Kız olsun erkek olsun farketmez tabi bizim için de ama yine de meraklıyız, hem de nasıl. “It’s a boy”u duyduğumuzda o kadar mutlu olmuştuk ki, erkek olduğu için değil, “bebeğimiz”den “oğlumuz”a terfi ettiği için. Çok çok rahat bir hamilelik geçirdim, karnım 20.haftada ancak çıktı, doğuma giderken bile aşırı büyük değildi. Toplam 13 kilo aldım. 3’lü testi, ayıntılı ultrasonu sorunsuzdu. Kilosu, boyu, genel gelişimi hep haftasına uygun gitti. Ben 37.hafta bitene kadar çalıştım, her işimi kendim yaptım, çok hareketli, çok sağlıklı, çok mutlu bir 39 hafta geçirdim. Bu süreçte eşim en büyük destekçimdi gerçekten, ben oğlanı taşıdım, o da beni taşıdı denebilir J Hamile olmaktan her zaman büyük keyif aldım. Bulduğum her kitabı okudum, Internet sitesini gezdim. Bilenler bilir, her tür sağlık olayına karşı büyük ilgim vardır, dibine kadar girmeden bırakmam J Hamileyken de öyle oldu, kendi çapında bir doğum uzmanı olarak mezun oldum hamilelikten. Hala da hamile ve yeni doğum yapmış arkadaşlarıma danışmanlık yapıyorum J

Oğlum çok hareketli bir bebekti, sabaha karşı uyanır, öyle sabaha kadar beklerdim dursa da biraz ben de uyusam diye J Şimdi düşünüyorum da bir kadının başına bundan daha güzel, daha ilginç birşey gelemez hayatta, kendi bebeği tarafından tekmelenmekten başka. Alp doğduktan sonra 2-3 gün alışamamıştım karnımdaki hareketsizliğe J

19 Şubat’ta izne ayrıldım, annem İzmir’den geldi, birlikte çarşı-pazar gezdik sıkıntıdan. Meğer beni haftalarca işe gitmek oyalamış. Bu kadar zamanın evde oturarak geçebileceğini hiç gözüm kesmedi. Doğumdan 3 hafta önce doktora gittiğimizde Alp’in boynunda kordonu gördük. Ben normal doğum istiyordum. Murat bey normali deneyebileceğimizi, doğum süreci boyunca bebekte sıkıntı görürse sezeryana alabileceğini ama planlı bir ameliyatın acil sezeryandan daha doğru olduğunu da söyledi. Kararı bize bıraktı, bir hafta daha bekledik, beyefendi kordonunu çözemeyince sezeryana karar verdik. Çok sorunsuz bir sezeryan geçirmeme rağmen hala içimdedir normal doğumu yaşayamamak. Ama amaç sağlıklı bir bebek sahibi olmaksa, ne mutlu bana ki oldum, o yüzden de çok şanslı hissediyorum kendimi.

Doğumdan bir gece önce bizim evde kalabalık bir akraba grubuyla yemek yedik, doğumu ve sonrasını konuştuk, çok güldük, çok eğlendik. Ertesi gün hastanede buluşmak üzere herkes evlerine dağıldı. Bizim evde ben, Turgay, annem, kardeşim kaldık. Hiç uyuyamam sandığım o gece çok da güzel uyudum, bir iki satır birşey yazayım dedim, beceremedim, oğlumun odasına defalarca girip çıktım, içiçe son saatlerimizi geçirdik. Zamanın ne kadar çabuk geçtiğini bin defa düşündüm o gece. İlk kontrolümüzde “işte bebek” diye gösterilen minik noktanın zamanla nasıl bir insana dönüştüğünü ve ertesi gün o insanın dışarıda ilk nefesini alacak olmasının insan aklına sığmayacak bir mucize oluğunu... Kimbilir kaç kadın bir daha tekrarı olmayacak o son gece kendi mucizesini beklerken benim düşündüklerimi düşünmüştür. Yaşamadan anlamak çok zor...

Sabah kalktık, giyindik, kuşandık ve hastanede ekibin kalanıyla buluştuk. Herşey çabuk ve yolunda gitti. Hastanedekiler çok profesyoneldi. Beni hazırladılar, sedyeye aldılar, ameliyathaneye gidiyoruz, şaka gibi. Turgayla sarıldık, öpüştük, sevgili eşim beni hiçbir yerde yapmadığı gibi o an da yalnız bırakmadı. Zaten her zaman söylerim, Turgay gibi bir insan olduğu için Alp var. Benim eşim Turgay olmasaydı, muhtemelen kimse olmazdı, dolayısıyla ben de anne olamazdım.

Evet, ameliyathaneye gidiyoruz, asansörün kapısı kapanıyor, Turgay’la birlikteyiz, o doğuma giremeyecek. Kapıda birbirimize el sallıyoruz, kapılar kapanıyor, film gibi J Ben içerideyim, o dışarıda, birazdan bebeğimiz gelecek, benim ödüm patlıyor. Başıma ne geleceğini bilmediğim için genel olarak herşeyden ödüm patlıyor ama her zaman olduğu gibi çok sakin görünüyorum. Epidural korktuğum gibi çıkmıyor, doktor 5 dkda takıyor, deniyoruz, evet uyuşma var, genel anezteziye gerek kalmadı, aman ne güzel. Masaya alıyorlar beni, önüme yeşil örtüyü çekiyorlar, elime bir sürü iğne takiyorlar ve ilaç veriyorlar, midem bulanmaya başlıyor, omuzlarım çok ağrıyor.

“Artık daha iyi bir insan olacağım, çabuk sinirlenmeyeceğim, ona çok iyi bakacağım. Off, keşke biraz da süt içseydim, ya yeterli kalsiyumu alamadıysa, gerçi doktor süt içmene gerek yok, bu kalsiyum hapları yeter dedi ama... Ya ağlamazsa doğduğunda, kaç kilo acaba. Neden midem bulanıyor benim şimdi? Burası hiç de soğuk değilmiş. Ne zaman çıkacak yaa”

Bunlar geçiyor aklımdan evet, anestezi uzmanına soruyorum, başladılar mı, ne yapıyorlar. “Çıkmak üzere, az kaldı” diyor. Biraz daha düşüncelere boğuluyorum, zaman akıyor, hayatım film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor, hakikaten geçiyormuş gerektiği zaman, yalan değilmiş ve odada bir ses. 3 kez kesik bir çığlık, sonra sürekli ve tiz bir ağlama.

Donup kalıyorum. Sanki oraya doğurmaya değil de çay içmeye gitmişim gibi anlam veremiyorum olup bitene. “Doğum saati 10:10” diyor bir hemşire. Benim aklım hiç yerinde değil, henüz ağzımdan bir kelime çıkabilmiş de değil. Arka tarafta bir masaya götürüyorlar kuzumu, siliyorlar, ağzını, burnunu temizliyorlar, aşılarını yapıyorlar. “Çok sağlıklı, güle güle büyütün” diyor diğer bir hemşire. Hayatımda o ana kadar daha rahatlatıcı bir cümle duymamış olduğumu farkediyorum ve çok şaşırıyorum. Örtülere sarmışlar, yanıma getiriyorlar, öpüyorum, kokluyorum, o da yanağımı emmeye çalışıyor, çok gülüyoruz. Yüzü, gözleri şiş, dudakları pespembe, mis kokulu, şahane.

Alp Ülgen 05.03.2007 Pazartesi günü saat 10:10’da Acıbadem Kadıköy Hastanesi’nde 3160 gr, 49 cm, dünyalar güzeli bir bebek olarak gözlerini açıyor. Hoşgeldin oğlum, yolun açık olsun.

Sonrası tabi ki çok güzel, isteyen herkesin mutlaka yaşamasını dilerim. Meğer ne kadar beklenen bir bebekmiş J Hastanede geçen 2 günümüz çok güzel, gelenler, gidenler, uzman bebek Alp ve acemi anne Ebru’nun emzirme denemeleri (neyseki hala anne sütü alıyoruz), aldığımız bebek bakımı eğitimi, hala başımıza gelene inanamayışımız, baba ve oğulun birbirlerine aşık oluşu J Aşkları halen devam ediyor ve ne mutlu ki hiç bitmeyecekmiş gibi görünüyor. Turgay ne kadar iyi bir baba olduğunu ve olacağını her fırsatta gösteriyor zaten, o nedenle ayrıca çok mutluyum.

Zaman hızla geçti, artık 7 aylık olduk. İlk günlerin gece-gündüzü birbirine karıştıran koşuşturması, telaşı geride kaldı. Oğlum artık bilinçli tepkiler veren, çok güleryüzlü, çok hareketli, sorunsuz, mutlu, huzurlu bir bebek. Çalışmaya başladım tabii, eve her geldiğimde sabah evde ayrılırken gördüğümden biraz daha büyümüş bir küçük adam buluyorum karşımda. Babasını ve beni gördüğünde gülüyor, seviniyor, komando gibi yerlerde sürünüp her tür kabloyu, terliği ağzına sokmaya çalışıyor J Hayatta başımıza daha iyi birşey gelemeyeceğini biliyoruz ve onu herşeyden daha çok seviyoruz.

Oğlum,

Aramıza hoşgeldin. Sen gelmeden önce mutlu bir aileydik, şimdi daha kalabalık ve daha mutlu bir aileyiz. Senin gibi bir bebeğin anne-babası olduğumuz için kendimizi çok şanslı buluyoruz. Senin için yapmak istediklerimiz çok fazla, burada saymak gereksiz ama herkesin evladı için istedikleri bizim için de geçerli: Karşına hep kıymet bilen insanlar çıksın, yolun açık, şansın bol, ömrün uzun ve sağlıklı olsun.

Seni çok seviyoruz.

Annen.

Ebru Ülgen

Paylaş
Paylaş Yorumla Yazdır
Tüm Yorumlar
Yorumlar : 2 yorum
melike ve masalı - 2008/11/16
çok çok keyifle,bazen gülerek,bazen gözlerim yaşararak okudum. allah bebeğinizi size bağışlasın
Nazan - 2007/12/06
Allah yavrunuzu sizden,sizi de ondan ayirmasin.Cok güzel anlatmissiniz.Annelik bir baska sey,herseyden güzel


  Doktor Forumları
Biz Bize Forumları
Candan Cana Forumları
Çok Gizli Forumları
Sohbet Odaları


Sitede ara

 

Bebek Kokusu Web Sitesi MediOzon.com - Medicolozon.com Eser Medikal Sağlık Hiz.Tic.Ltd.Şirketi' nin Aile ve Çocuklarımıza hizmetidir.

Bebek Kokusu Sitesinden Uyarı.
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.

Site Kullanım Kuralları, Hukuki Şartlar ve Telif Hakları