Bebek Kokusu.Com; Bebek, Çocuk, Anne, Baba, Sağlık, Hamilelik, Psikoloji, Beslenme, Sağlıklı Yaşam, Çocuk Oyunları ve Daha Bir Çok şey
Anasayfam Yap
Kadın Sağlığı, Gebelik ve Doğum
 

Paylaş Yorumla

Kordon Kanı Saklanması

Kordon kanının alınarak saklanmasındaki amaç, çocuklarda yaş ilerledikçe ortaya çıkabilecek ve çoğu ağır seyirli hastalığın tedavisi için önemli bir seçenek oluşturmasıdır

Rahim içindeki yaşamda bebek göbek kordonu ile plasentaya bağlıdır. Plasenta bebek ile anne arasındaki besin ve oksijen alış verişini sağlayan organdır. Bu organ doğumdan hemen sonra görevini tamamlayarak rahim dışına atılır.

Doğumdan sonra bebeğin kordonu ile plasentası arasında kalan kana "kordon kanı" denir. Bu kanın özelliği bebeğin damarlarında dolaşan kandan farklı olması ve kan üretimde görev alan "kök hücreleri (stem cell)" içermesidir. Kök hücreler nakli (transplantasyonu) için kullanılan kök hücre kaynaklarıarasında plasenta dışında, kemik iliği ve kollarımızdaki kan (periferik kan) bulunmaktadır.

Kök hücrelerin en önemli özelliği, belirli uygun ortamlar sağlandığında herhangi bir doku veya organa dönüşebilme yeteneğine sahip olmalarıdır.

Kordon kanının alınarak saklanmasındaki amaç, çocuklarda yaş ilerledikçe ortaya çıkabilecek ve çoğu ağır seyirli hastalığın tedavisi için önemli bir seçenek oluşturmasıdır. Diğer belki de daha önemli bir amaç da ileride "kordon kanı bankaları"nın oluturularak ihtiyacı olan kişilerindoku tiplerine göre -kök hücre sahiplerinin rızası alınarak -bu kanlardan yaralandırılmasıdır.

Kordon kanının ne önemi vardır?
İnsan kanı içinde temel olarak "plazma" adı verilen sıvı içerisinde üç ana tip hücre vardır. Bunlar; kırmızı kan hücreleri (eritrositler), beyaz kan hücreleri (lökositler) ve pıhtılaşma elemanları (trombositler, plateletler) dir.

Esas olarak; eritrositler hücreler arasında oksijen ve karbondioksit taşımasında, lökositler organizmanın bağışıklık sisteminin çalışmasında, trombositler (plateletler) ise diğer pıhtılaşma faktörleri ile birlikte kanın pıhtılaşmasında görev alırlar.

Bu üç hücre grubunun hepsi de kemik iliğinde bulunan ve kök hücre adı verilen bir tür hücrenin farklılaşması ile ortaya çıkar. Yani, kemik iliğindeki kök hücreler her türlü kan hücresini oluşturabilme yeteneğindedirler ve bu üretim sürekli devam eder.
Çocukluk çağı lösemileri (kan kanseri) ile bazı kan ve bağışıklık sistemi hastalıklarının varlığında kemik iliği görevini sağlıklı olarak yerine getiremez.

Öte yandan bu hastalıkların tedavisinde başvurulan kemoterapi ya da radyoterapi gibi uygulamalar kemik iliğindeki kök hücrelere zarar verir. Hastalığın ve tedavinin türüne göre bazı hastalarda kemik iliği nakli kaçınılmaz olur. Bu durumda hastanın kemik iliği ile uyumlu olan sağlıklı bir vericiden alınan sağlıklı kemik iliği ve kök hücreleri hasta kişiye verilerek sağlıklı kan hücrelerinin yeniden üretilmesi amaçlanır. Böyle bir durumda hastanın kendi akrabaları hatta kardeşleri arasında dahi uygun bir verici bulma olasılığı %25'ler civarındadır.

Tarihsel Geçmiş
1980'li yılların başlarında bilim adamlarının yenidoğan bebeklerin kordon kanında da kemik iliğindekine benzer kök hücrelerin bulunduğunu fark etmeleri ile birlikte kordon kanından elde edilen bu hücrelerin belirli hastalıkların tedavisinde kullanılabileceği fikri ortaya çıkmıştır.

Elde edilen kordon kanının belirli koşullar altında toplanıp dondurularak saklanabileceği ve daha sonra gerek duyulduğunda çözülerek kullanılabileceğini fark eden "Dr.David Harris" 1992 yılında oğlunun kordon kanını kendi laboratuarında dondurarak sakladı.

Daha sonra bu uygulamayı halka açması ile 1994 yılında Dünyadaki ilk kordon kanı bankası ABD' nde kurulmuş oldu.

Takip eden yıllar içinde dünya üzerinde pek çok kordon kanı bankası kuruldu ve binlerce bebeğin kanı bu bankalarda koruma altına alındı.

Kök hücre naklinin kaç tipi vardır?
Eskiden kök hücre nakli yerine "kemik iliği nakli" terimi kullanılırdı. Günümüzde işlemin ana ismi "kök hücre nakli" olup, kemik iliği yalnızca kök hücrelerin elde edildiği kaynaklardan birisidir.

Üç tipte kök hücre nakli vardır:
1. Allojenik nakil: Toplanan kök hücreler bir başka kişi tarafından kullanılabilir.
2. Otolog nakil: Hastanın sağlıklı döneminde toplanan kök hücreler ileride kendisi için kullanılabilir.
3. Sinjeneik nakil: Bir hastaya kendi ikiz kardeşi (tek yumurta ikizi) kök hücre verebilir.

Kordonkanı saklamanın ne yararı vardır ?
Kordon kanı bankalarında kanların saklanmasındaki amaç bebeğin ileride kemik iliği nakli gerektirecek bir hastalığa yakalanması durumunda kendine ait sağlıklı kök hücreleri kullanılarak tedavi edilebilmesi ve bu sayede uygun kemik iliği vericisi aranması gerekliliğinin ortadan kalkmasıdır. Bu sayede kemik iliği nakline gerek kalmayacaktır. Ayrıca bu şekilde doku uyum sorunu da yaşanmayacaktır.

1994 yılından bu yana tüm dünyadaki kordon kanı bankalarında saklanmakta olan ve toplam sayısı 160.000 olduğu tahmin edilenotolog kordon kanlarının yalnızca iki tanesiotolog nakil amaçlı kullanılmıştır. Gerçekleştirilmiş olan bu iki nakilden birisi kök hücre naklinin bir komplikasyonu olan "kök hücrelerinin hastada çalışmaya başlamasındaki gecikme" nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmış ve hasta enfeksiyondan kaybedilmiştir. Diğer hastada ise başarı sağlanmıştır.

Otolog transplantasyonun bu kadar nadir olarak uygulanmasının nedeni isebebeğin ileride kordon kanı kullanılarak tedavi edilebilecek genetik bir hastalığa yakalanması olasılığının yaklaşık binde birgibibir oranındaolmasıdır.

Kök hücre saklamdaki diğer belki de en önemli amaç ise saklanan kordon kanları sayesinde çeşitli yerlerde "kordon kanı bankaları" oluşturularak, başkaları için de uygun görüldüğünde ve kan sahiplerinin rızası alınarak tedavi amaçlı kullanılabilecek olmasıdır. (Allojenik nakil)

Belli bir süre sonunda, belki de kemik iliği transplantasyon merkezleri yerlerini, kordon kanı bankalarına bırakacaktır.

Kordon kanı ne kadar süreyle saklanabilir?
Vucud ağırlığı büyüdükçe vücut hacmi de arttığından kordon kanındaki kök hücre sayısı tedavide yetersiz olmaktadır. Bu yüzden kordon kanı saklama süresi, bu günkü bilimsel veriler doğrultusunda en fazla 15 yılla sınırlı kalmakta ve bu nedenle yalnızca çocukluk ile erken ergenlik çağındaki hastaların tedavisinde kullanılabilmektedir. Kişiler 30-40 kg'ın üzerine çıkınca bu kanlar yine yetersiz hale gelmektedir.


Kordon kanı nasıl alınır?

Öncelikle kordon kanı saklanmasına karar verildiğinde beklenen doğumdan en az bir kaç hafta önce ilgili laboratuar ve doğumu yaptıracak olan hekime durum bildirilmeli ve gerekli hazırlıkların yapılması sağlanmalıdır. Bu sayede gerekli ekipman ve belgeler doğum anında hazır bulundurulabilir.
İşlemde bebek doğduktan sonra göbek kordonu bağlanır ve ilk 10 dakika içinde içindeki kan özel bir sistem yardımı ile torba içine toplanır.

Toplanan 40-100 ml hacmindeki kan, 36 saat içinde laboratuara gönderilir ve burada içindeki kök hücreler özel yöntemler ile ayrıştırılarak, azot tanklarında -193 derecede dondurularak saklanır.

Bu işlem, normal veya sezaryen ile olan doğumlarda uygulanabilir. Uygulama; fazla zaman almayan, yapılması kolay, anne ve bebek açısından risksizdir.

Dondurulan hücreler daha sonra gereksinim halinde çözülerek kullanılabilir.

Kordon kanı saklanması kimler için uygundur?
Bu yeni uygulama ile ilgili olarak iki farklı görüş bulunmaktadır.
Amerikan Pediatri Derneği'nin de yanında olduğu bazı araştırmacılar sadece ailelerinde kemik iliği nakli gerektirebilecek hastalık öyküsü bulunan çiftlerin bebeklerinde bu uygulamanın yapılmasını savunmaktadırlar.

Bazı araştırmacılar ise kök hücre çalışmalarındaki hızlı gelişimi göz önünde bulundurarak herkesin bu alternatifi kullanmalarını önermektedirler. İleride elde var olan kök hücrelerden yararlanılarak laboratuar ortamında bunların farklı şekillerde kullanılabileceği olasılığı bu tür bir yaklaşımı desteklemektedir.

Günümüzde kordon kanı ile tedavi edilebilen hastalıkların bazıları şunlardır:

. Çocukluk çağı lösemi ve lenfomaları
. Thalessemi (Akdeniz anemisi)***
. Aplastik anemiler (kemik iliğinde hücre üretiminin olmaması)
. Orak hücreli anemi (Sickle cell anemi)
. Amegakaryositik trombositopeni
. Nöroblastom
(*** Thalessemi doğuştan kazanılan bir hastalık olduğundan, talesemili doğan bebeklerin kordon kanları ileride kendilerine nakledilerek kullanılamaz. Yalnızca allojenik nakillerde yani sağlıklı birisinden alınan kök hücrelerin talesemihastası bir bebeğe nakli ile tedavi sağlanabilir. Sağlıklı bir kişiden olan kök hücreler de doğumdaki kordon kanından veya kemik iliğinden teminedilebilir.)

Bazı ticari bankaların reklam broşürlerindebelitildiği gibi kordon kanının kalıtsal hastalıkların tedavisinde (thalessemi= akdeniz anemisi gibi), kalıtsal bağışıklık yetmezlikleri (immün yetmezlik sendromları) tedavisinde veya kalıtsal bir takım metabolik hastalıkların tedavisinde kullanım alanı yoktur. Çünkü kalıtsal bir hastalığa sahip bir bebeğin kordon kanından elde edilmiş kök hücrelerinin bu hastalığı tedavi amaçlı kullanılması mümkün değildir.

Saklanan kordon kanlarının çoçukluk çağında kullanılabilecek en yaygın alanı çocukluk çağı lösemileri (kan kanserleri) ve aplastik anemileridir. Yıllık görülme sıklığı 100.000 de 5 olan lösemilerin büyük çoğunluğu sadece kemoterapi ile tedavi edilebilmektedir. Ayrıca eğer kordon kanı saklanmış bir çocuğa lösemi nedeni ile kök hücre nakli gerekecek olsa, başarı açısından ilk alternatif olarak doku tipi uygun kardeşi veya başka bir vericinin kök hücreleri ile allojenik nakil düşünülmektedir. (Kaynak: Türk Hematoloji Derneği)

Tüm bu nedenler doğrultusunda saklanacak olan kordon kanlarının "bebeğin bir yaşam sigortası" olmadığı, herkesin maddi durumunu zorlayıp "olmazsa olmaz" olarak görmemesi gerektiği, yalnızca özel durumlarda bir alternatif olarak düşünülebileceği görüşüağır basmaktadır.

Gelecekte neler olabilir?
Gelecekte kök hücreler sanki bir otomobile yedek parça üretimi gibi; karaciğer, kalp, pankreas, beyin gibi pek çok organ yanında el, kol, ayak gibi uzuvların oluşturulmasında kullanılabilecek ve bu şekilde kazalar sonrası uzuv kayıpları, şeker hastalığı, karaciğer, böbrek, kalp yetmezlikleri, nörolojik kayıplar (felç), Parkinson, Alzheimer hastalığı, bir çok genetik hastalıklar ve kanser tedavilerindeki tüm tedavi yöntemleri belki de bu yönde değişecektir.

İleri zaman içinde biz hekimler "hastalığı tedavi etmek" yerine "hastayı tedavi etmek" için uğraşacağız. Süreç alacak olan bu gelişmelerin henüz çok çok çok başında bulunmaktayız.

Dr.Süleyman Eserdağ
www.jinekolognet.com

Paylaş
Paylaş Yorumla Yazdır
Tüm Yorumlar
Yorumlar : 1 yorum
dilek - 2007/01/23
9 Eylül Üniversitesi Hematolojide görevli profosörler ise lösemi gibi kan hastalıklarında nakil olmayacağını çünkü kök hücrenin aynı gene sahip olduğunu ,çocuğu kurtarmayacağını ,boşa para kaybı olduğunu televizyonda kaç kere söyledi.Sadece kardeşler arasında sağlıklı olanın kordon kanının işe yarayayacağını söyledi.


  Doktor Forumları
Biz Bize Forumları
Candan Cana Forumları
Çok Gizli Forumları
Sohbet Odaları


Sitede ara

 

Bebek Kokusu Web Sitesi MediOzon.com - Medicolozon.com Eser Medikal Sağlık Hiz.Tic.Ltd.Şirketi' nin Aile ve Çocuklarımıza hizmetidir.

Bebek Kokusu Sitesinden Uyarı.
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.

Site Kullanım Kuralları, Hukuki Şartlar ve Telif Hakları