Bebek Kokusu.Com; Bebek, Çocuk, Anne, Baba, Sağlık, Hamilelik, Psikoloji, Beslenme, Sağlıklı Yaşam, Çocuk Oyunları ve Daha Bir Çok şey
Anasayfam Yap
Çocuk ve Aile Gelişimi - Biz Gelişirken
 

Paylaş Yorumla

Markasız Hayat Mümkün mü?

Sokaklarda küçük bebekler, üstlerindeki tulumlarda bildiğimiz markalar... Havalı havalı dolanıyorlar. Gururlu aileler, çocuklarının

Nasreddin Hoca’nın “ye kürküm ye” fıkrasını baştan anlatmayacağım, nasıl olsa herkes ezbere biliyordur. Yine de, hatırlatmayı deneyeyim. görünüşümüzün, daha doğrusu üst-başımızın, başkalarından gördüğümüz muameleyi belirlediğinin klasik örneği olan bu fıkrada, gündelik giysileriyle gittiği davet sofrasının kapısından döndürülen Hoca samur kürkünü giyip geri geldiğinde baş köşeye oturtulur. Hatırlamışsınızdır.

Yeni kuşaklara yakıştırılan “marka” giysi ve eşya merakının pek de öyle yeni olmadığının bir kanıtı, Hoca’nın fıkrası... Bir bakıma, kendini kabul ettirebilmek için marka kullanma eğiliminin gerekçesini ve bazen de kaçınılmazlığını ortaya koyan bu fıkranın derslerini uygulayan gençleri hemencecik “marka düşkünü” diye yargılamak biraz haksız geliyor bana.

Tiki bebekler. Sokaklarda küçük bebekler, üstlerindeki tulumlarda bildiğimiz markalar... Havalı havalı dolanıyorlar. Gururlu aileler, çocuklarının şıklığından memnun, onların güzelliğine güzellik katan bu durumun tadını çıkartıyorlar. Markalı giyimleri, o markadan hiç bir şey anlamayan bebeklerin giymesi biraz komik değil mi? Çıplak gezseler ya da kâğıttan elbise giyseler farketmeyen bebeciklerin imajları, anne-babalarının imajını yükseltsin diye malûm markalara yönelebiliyor.

İmajını üstüne geçirdiği giysilerle oluşturma alışkanlığını ne zaman ve kimden kazandığını sanıyoruz ki?

Bir genç açısından düşünmeyi deneyelim: Kendimi yeterli hissetmiyorsam, iki şekilde olabilir. Bazen kendimi yetersiz gördüğümden, bazen de (ben kendimi yeterli görsem bile) çevremdekiler benim yeterliliğimden kuşkudaysalar... Her iki durumda da, ben kendimi olduğumdan daha “iyi” gösterebilmek, yeterli izlenimi verebilmek için en kestirme yola başvurmaya meyledebilirim. Kestirme, kolay, zahmetsiz... Üstümdeki marka beni otomatik olarak terfi ettirir; sadece başkalarının gözünde değil; kendi gözümde de...

Beni nasıl görüyorlar. Karşımızdakinin gözüne nasıl gözüktüğümüz bu kadar önemsiz mi? Elbette ki, değil. Ama nasıl gözüktüğümüzü belirleyen nesnenin ne kadar bize ait olduğu, ne kadar bizi temsil ettiği hakkında kafamız netse, eğer giy giyebildiğini, tak takabildiğini... İmajımız, yâni başkalarının gözünden bakarmış gibi yaptığımızda kendimizi nasıl gördüğümüz, bu tanım gereği bizim kafamızda mevcut. İmajımızdan memnuniyetimiz ölçüsünde, onu allayıp pullama ihtiyacımız azalacak.

“Marka” giyinmek, imajımızdan zaten memnunsak hoş ve hayat kalitesini arttırıcı bir etki yapabilir. Kullandığımız araba altımızdan gidip, hep takıldığımız filanca club demode olduğunda, yıllardır kullandığımız markaya, bunu artık kimse takmıyor diye, burun kıvırıldığında biz de yok oluyor, kiraladığımız imajdan kapı dışarı edilmiş gibi oluyorsak eğer, durup düşünmeye değer.

İmaj nasıl oluşur? Başkalarının bize davranış şekli küçük yaşlardan itibaren kendimizi nasıl gördüğümüzü belirler. Bu davranışın “iyi” olması yetmez; bizim de o “iyi” davranışı tam ve doğru algılayabilmemiz gereklidir. Herhangi bir sebeple algılaması eksik ya da yanılgılı olan bir çocuksak (dikkatimiz dağınıksa, örneğin), bize gösterilen “iyi” davranışı, kendimizi yeterince iyi hissedebilecek kadar algılayamayız. Sonuç, kendimizde bir şeylerin eksik olduğu hissi olacaktır. Bir şeyler eksikse, eksikliği tamamlamanın yolu, allanıp pullanmaktan, markalanmaktan geçer. Markamızın yeterince iyi olduğuna inanamıyorsak, kendi hissettiğimiz yetersizlik davranışlarımıza da yansıyacaktır.

Boşluk dolmak bilmez. Bir boşluk doldurma, bir eksiklik giderme aracı olarak marka, ne yazık ki, bu etkisini hızla da kaybeder. Yenilenmesi gerekir; her zaman daha “iyi”si olacağından, bir türlü tam “yeterli” gelmez; her şeye rağmen bir boşluk hissi kalır. Marka trafiğinin yoğunluğu, biraz da, o eksiklik duygusunun bir türlü giderilememesinin ürünü sayılmalı...

Marka düşkünlüğü varlıklı kesime özgü bir takıntı olarak düşünülüyor; oysa, markaların ucuz taklitleri bunun tersi yönde bir kanıt. Pazar yerlerinde, marka adlarının en görünür şekilde yerleştirildiği, çantalar, kazaklar markaların benlikteki eksikleri kapatma işlevini toplumun her sınıfına yayma işlevini üstleniyorlar.

Markadan vazgeçebilir miyiz ? Bunu okurlara sorarken, aslında kendime de soruyorum. Marka giymez ya da takmaz isek, ne olur? Eksiklerimizi kapayacak başka neler bulabiliriz ? Eksiklerimize katlanmayı, onları bir parçamız olarak görüp kabullenmeyi öğrenebilir miyiz ? Ya da, dönüp dolaşıp, bir “marka” ile kendimizi daha iyi hissetmeyi; kabul edilmeyi garantilemeyi mi tercih ederiz yoksa...

Prof.Dr.Yankı Yazgan

www.yankiyazgan.com

Paylaş
Paylaş Yorumla Yazdır
Tüm Yorumlar
Yorumlar : 3 yorum
stena - 2010/09/22
Merhaba tüm üyelere, Evet marka ürünleri satın almamız,belki güvenle ,içimiz rahat bir şekilde alışveriş yapma kolaylığı sağlıyor.Bunun yanısıra çoğumuzun marka alıp da kısa sürede sıkıntı yaşadığı ürünler olmuştur.Bu yüzden markalı ürün de alsak bilinçli bir tüketici olarak kullanışlı, kısa sürede deforme olmayacak ürünler tercih etmeliyiz,albenisine fazlaca kapılmadan... Saygılar
Konuk - 2008/03/27
Aslı arkadaşıma katılıyorum.Ama bende hep marka giyinmiyorum.Önemli olan aldığım ürünün kalitesi yoksa markası olmuş olmamış benim için önemi yok.Bebeğime şimdiye kadar aldığım ucuz kıyafetlerin çoğu yıkandıktan sonra küçüldü ve bende bu nedenle markalı ürünler alıp rahat ettim.Ucuz mal alacak kadar zengin değilim atasözüne sonuna kadar katılıyorum.Ama yine de kendini markalı giyinerek iyi hisseden insanlar da yok değil.
ASLI ŞENESEN - 2006/02/15
Satın alırken(bebeğime veya kendime)marka ürünleri tercih etmemin sebebi garantili olması,herhangi bir problemle karşılaştığımda zorluk çıkarılmamasıdır. Nasrettin Hoca'nın ki kadar ünlü başka bir söz daha var ; 'Ucuz kıyafet alacak kadar zengin değilim'(ingiliz atasözü). Benim gibi bebeğimin de kendini iyi hissetmesi için sosyal ve kültürel yönden gelişimini tamamlaması gerekir.Kıyafet hiç işe yaramaz, kafa boşsa... SAYGILAR :)


  Doktor Forumları
Biz Bize Forumları
Candan Cana Forumları
Çok Gizli Forumları
Sohbet Odaları


Sitede ara

 

Bebek Kokusu Web Sitesi MediOzon.com - Medicolozon.com Eser Medikal Sağlık Hiz.Tic.Ltd.Şirketi' nin Aile ve Çocuklarımıza hizmetidir.

Bebek Kokusu Sitesinden Uyarı.
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.

Site Kullanım Kuralları, Hukuki Şartlar ve Telif Hakları