Bebek Kokusu.Com; Bebek, Çocuk, Anne, Baba, Sağlık, Hamilelik, Psikoloji, Beslenme, Sağlıklı Yaşam, Çocuk Oyunları ve Daha Bir Çok şey
Anasayfam Yap
Çocuk ve Aile Gelişimi - Biz Gelişirken
 

Paylaş Yorumla

30'lu Yaşları Aceleye Getirmeyin...

“Yapacak şey çok, yapacak zaman az” diye düşünmeye başlayan herkes, yaşı kaç olursa olsun, 30’lu yaşlara girmiş sayabilir kendisini

...  “Yaş 35/yolun yarısı eder” dizeleri yolun yarısına geldiğimizi söylemekle kalmaz, yolun bir sonu olduğunu hatırlatır. Bu da biraz sarsıcı bir etki yaratır elbet; üstelik sarsılmayı, görünüşte, sadece 30’lu yaşlarda olmaya bağlar geçeriz.

“Yapacak şey çok, yapacak zaman az” diye düşünmeye başlayan herkes, yaşı kaç olursa olsun, 30’lu yaşlara girmiş sayabilir kendisini...

(Dishy Dergisinden Sn. Şule Kaya'nın sorularına cevaplar)

- 30'lu yaşlar hayatın dönüm noktasıdır diyebilir miyiz?

Aslında, neredeyse, her on yılda bir hayatımızın bir dönüm noktasına geliriz. Üstelik, o yılların da en önemlisi olduğuna inanırız. Ergenlik, gençlik, hepsi birer dönüm noktasıdır. Bazen de, “kriz”lere dönüşebilirler. Otuzlu yaşlar bu anlamda, yine, bir dönüm noktasıdır. Çocukluğun kesinlikle, gençliğin ise kısmen bittiği, beklentilerin doruğa çıktığı (beklentiler ne zaman dorukta değil ki?) 30’lu yaşlar, kadınlar için ayrı bir anlam taşıyor mu? Taşıyorsa neden? Kadınlar için yılların farklı anlam taşıdığını hep hissetmişimdir; ama, bu neden var, nasıl oluyor, bir türlü de anlayamamışımdır. Zaman algımızı sağlayan biyolojik saat kadın erkek hepimizin beyninde aşağı yukarı aynı.

Kadınlarda yaşa, takvime bağlı, ve kadına özgü, en önemli yaşam olaylarından birisinin, belki de başlıcasının doğurganlık olduğunu düşünebiliriz. Nerdeyse, 12-13 yaşından beri var olan bu kapasitenin kullanılıp kullanılmayacağının aşağı yukarı netleştiği bir dönem 30’lu yıllar...

Cinselliği doğurganlığa eş görmeyen bir kültüre göre yaşayan kadınlar için konuşuyorum. Cinselliği doğurganlıktan net bir şekilde ayırmalıyım; cinsellik yaş sınırı tanımayan bir aktivite ve 30’lu yaşlarda olmanın sınırlayıcı, ya da korkuya düşürücü bir etkisi pek olmasa gerek. Üstelik, kadının cinselliğini doyasıya yaşayabilmesi için de 30’lu yılların daha “uygun” düştüğünü söyleyen otoriteler var. Otoriteye gerek de yok, kadınların kendilerinin ifadesi de bu yönde aslında.

Cinsellik ve doğurganlığın aynı kefede olduğu durumun, genellikle ve egemen kültürde, evlilik olduğunu varsayarsak, 30’lu yıllar, henüz evlenmediyseniz, evlilik kararı, eş seçme kararı anlamına da gelir. Doğurganlık takviminin, eş seçimini bir sonuca bağlama telâşını arttırdığını, telâş arttıkça da tam istediği gibi bir seçim yapma olasılığının azaldığını görebiliriz. Evlenme telâşının, çocuk sahibi olabilme fırsatını kaçırmama telâşının bir yan ürünü olduğunu söylemek pek de iddialı bir söz olmaz herhalde...

- Kadınların ekonomik gücünü yükseltmesi ve buna bağlı olarak evlilik yaşının gittikçe yükselmesi buna etken olabilir mi?

 Kentli, kendi kazancını sağlayabilen, ne yapacağına ne yapmayacağına görünüşte de olsa, kendisi karar verebilen bir kadın için, 30’lu yaşlar hayatın kontrolünü ele geçirdiği, kendisini (o zamana kadar) en iyi hissettiği dönemdir. Kontrolü ele geçirmek demek, kontrol edemeyeceğiniz durumları da kabullenmek anlamına gelir. Eş seçimi, kişinin kısmen kontrolünde olan bir durum. Hele âşık olmak neredeyse hiç...

Bunu kabullenmekte zorlanan birisine, “telaş etme”, ya da, “bu tam senin istediğin gibi olmayabilir, ama yine de iyi olabilir,” demek zor oluyor.

- 30'lu yaşlar krizi evli kadınlarda da görülebilir mi? Bunun nedeni ne olabilir?

Peki, çocuk sahibi olmuş, evlenmiş, çalışıyorsa işinde tatmin edici bir noktada olan bir kadın için 30’lu yaşlar dönüm noktası değeri taşımıyor mu? Tabii ki taşıyor. Hatta yapılacak işlerin tamamlanmış olması, tabiatında yenilik arayışı olan bir çok kadını, bilhassa, 30’lu yılların sonuna doğru, tamamladığını düşündüğü her alanda farklı bir şey yapma yönünde “itekliyor”. Yeni iş ve kariyer arayışları, yıllar sonra iş hayatına geri dönme, ya da yıllar sonra çalışmayan bir kadın olma, yeni bir çocuk doğurma, eşi ile ilişkisini sorgulama gibi... Bunu “sıkılma” olarak adlandırmak da mümkün, ama öyle bir can sıkıntısı ki, çözüp aştığınızda 30’lu yılları aratmayacak bir verimlilik ile 40’lara devam ediyorsunuz.

30’lu yaşların her şey bir yana, yaşımızın ilerlediğini hatırlatma işlevi var ki, o, kadın erkek hepimizde aynı etkiyi yapıyor. Erkeklerin ne olup bittiğini farkedebilirlikleri daha farklı bir tempoda olduğu için 40’larda daha net hissettiklerini kadınlar daha erkenden seziyorlar. Ama zihinsel ve bedensel olarak oldukça parlak bir dönem... Geleceğin eskisi kadar uzun sürmediğini unutturacak kadar da dopdolu olabiliyor.

-Güzel olarak bilinen kadınlarda 30’lu yaşlar daha mı tehlikeli ? Güzelliğin eskimesi, hatta yok olması 30’lu yaşlarda pek olmasa bile, güzelliği, çekiciliği hayatının odak noktası olmuş kadınlar için 30la başlayan yaşlar tehlikeli algılanabiliyor. Ne zaman ki, o kadın, kendisinin (en azından başkaları için) güzel ya da çekici olmaktan başka, öte özellikleri olduğunu keşfediyor; o zaman, gerçek özgürlüğü yakalayabiliyor, güzel olmanın ve güzel kalmanın kendi kafasındaki ölçütlerini geliştirebiliyor. 20’li yaşların belki pürüzsüz, ama, standartlara uygun, abartılı ve gürültücü güzelliğinin yerini, kendine özgü güzellik alabiliyor.

- 35 yaş yolun yarısını mı yoksa yeni başlangıçları mı ifade ediyor?

“Yaş 35/yolun yarısı eder” dizeleri yolun yarısına geldiğimizi söylemekle kalmaz, yolun bir sonu olduğunu hatırlatır. Bu da biraz sarsıcı bir etki yaratır elbet; üstelik sarsılmayı, görünüşte, sadece 30’lu yaşlarda olmaya bağlar geçeriz.

“Yapacak şey çok, yapacak zaman az” diye düşünmeye başlayan herkes, yaşı kaç olursa olsun, 30’lu yaşlara girmiş sayabilir kendisini... Otuz’dan çok önce aynı ruh hâli içerisine dalıverenler, yani vakitsizce 30 yaş dönemine girmiş, üstelik de bunun pek farkında olmayanlar, pürtelaş, bir yere yetişiyormuşçasına, yaşamaya başlarlar. Örnek mi? Yeryüzündeki her türlü zevki bir an önce tadıvermek gerekiyormuş gibi, her türlü eğlenceyi yaşama gayreti içinde olan bir çok kişiyi sağda solda, ekranda, dergide gördüğümde benim aklıma, “acaba nereye yetişiyorlar?” sorusu düşer. Yavaşlığa tahammül edebilmek 30’lu yaşların sırrını çözenlerin işaretidir. “Hangi yaşlara geri dönmek istersin?” diye sorulduğunda, bir çok kadının geri istediği yıllar, 30’lu yıllar oluyor. Bu yılları aceleye getirmemeyi tavsiye ederim :)

Prof.Dr.Yankı Yazgan

www.yankiyazgan.com

Paylaş
Paylaş Yorumla Yazdır
Tüm Yorumlar
Yorumlar : 0 yorum


  Doktor Forumları
Biz Bize Forumları
Candan Cana Forumları
Çok Gizli Forumları
Sohbet Odaları


Sitede ara

 

Bebek Kokusu Web Sitesi MediOzon.com - Medicolozon.com Eser Medikal Sağlık Hiz.Tic.Ltd.Şirketi' nin Aile ve Çocuklarımıza hizmetidir.

Bebek Kokusu Sitesinden Uyarı.
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.

Site Kullanım Kuralları, Hukuki Şartlar ve Telif Hakları