Bebek Kokusu.Com; Bebek, Çocuk, Anne, Baba, Sağlık, Hamilelik, Psikoloji, Beslenme, Sağlıklı Yaşam, Çocuk Oyunları ve Daha Bir Çok şey
Anasayfam Yap
Dam Üstünde Saksağan - Elif Savaş Felsen Yazıyor...
 
Paylaş Yorumla

İhtiyar Bir Atın Hikayesi

Ben şehir çocuğuyum. Üstelik öyle parktan bahçeden nasibini almamış, aldığı nasibin de üstüne beton binalar dikilmiş İstanbul’un çocuğuyum

Ben ata binmeyi Jack’in üzerinde öğrendim. İlk onun boynuna dokundum, yeni deri kemer gibi ekşi at kokusunu Jack’ten aldım. Kızıl kahve, melül gözlü İhtiyar Jack…

Ben şehir çocuğuyum. Üstelik öyle parktan bahçeden nasibini almamış, aldığı nasibin de üstüne beton binalar dikilmiş İstanbul’un çocuğuyum. Bize oynayalım diye gösterdikleri kum beton kumuydu. Üstünde kuş görmeye çalıştığımız ağaçların damarları betona sıkışmıştı. Beton duvardan atlar, beton kaldırımlarda koşar, beton evlerimizin beton balkonlarında oturur, demek şehirler böyle beton beton oluyor diye düşünürdük. O zamandan beri ata binmeyi istedim.

Kocamla birlikte şehirlerden çok uzak bir köye yerleştik birkaç yıllığına. Köyün bile dışında, ormanın ortasında ağaçlıklı bir tepenin koynuna sokulmuş bir dağ evi bulduk kendimize. Eve yerleştiğimiz ilk gece yatağımıza uzanıp dama açılmış pencereden gecenin yıldızlarını seyrederken biz ne ettik diye konuşup gülüştük uzun uzun. Soğuk gecelerde geyikler balkonumuzun altına sığındılar. Odunluğumuzu tavşanlarla paylaştık. Kuşyemliğimize gelen kırmızı Kardinal kuşlarına gözümüz alıştı. Bir ekmek almak için yirmi dakika araba sürmek bile güzel gelmeye başladı. İşte orada sonunda ata binme hayalimi gerçekleştirebileceğim bir ortam bulduğuma karar verdim.

Jack’in ve daha birçok diğer atın sahibi olan kadın işinin ehli bir kadındı ve ayrıca öğretmenimdi. Atları ödüllü ve bakımlı atlardı. Her birinin kapısının önünde, o gün yiyecekleri ot karışımlarının listesi asılıydı. Kadının öğrencileri ata binmeyi ilk kez hep Jack’in üstünde öğreniyorlardı. Ben de çaylak bir öğrenci olarak böylece Jack ile tanışmış oldum.

Jack bir zamanlar ödüller almış, değerli bir attı. Oldukça ihtiyardı ama yeni binicilerin kaprislerini, hatalarını ve korkularını giderecek kadar da sabırlıydı. Gemlerini çok çekip ağzını sıkıştırsanız beceriksizliğinize bir süre tahammül eder, sonra gözlerini şöyle bir devirerek başını sallar, gemleri heyecandan sıkışmış parmaklarınızın arasından kurtarıp rahatlardı. Rahvanı bile zarifti. Kalçaları parmak ucunda yürüyen modeller gibi iki yana salınırdı. En ufak hareketinizden ne kadar hızda gitmek istediğinizi, ne tarafa dönmeye çalıştığınızı anlar, emirlerinizi sizin hakkınız olmayacak kadar güzel bir şekilde yerine getirirdi. Jack mükemmel bir eğitim atıydı.

Bir tek kötü huyu vardı Jack’in: eğer dikkatiniz dağılırsa sizi usul usul öğretmeninize götürür, sonra da binicilerin değimiyle park ediverirdi! Yani dersi bitirirdi. Onu o halinden ancak öğretmeniniz vazgeçirebilirdi, artık kendinizi dinletemezdiniz Jack’e.

Zamanla binicilikte biraz ustalaştım. Atıma karmaşık şeyleri daha kolayca yaptırabilir hale geldim. Ve Jack’ten mezun olup başka atlar sürmeye başladım. Birbirinden farklı huyda birçok ata bindim: kendi gölgesinden ürken yabaniler, ne kadar hızlı sürerseniz sürün daha hızlı koşmak için elinizden kurtulmaya çalışan başıbozuklar, doludizgini aksak kaba saba atlar… Bir otomobilden diğerine geçer gibi at değiştirdim. Hiçbiri dilimi şaklattığım anda kulağı bana dönen, dersimin sonunda boynunu sıvazladığımda geyik gözlerinden biriyle beni süzen İhtiyar Jack gibi olmadı benim için.

Ahırın sahibi kadın vicdanlı bir kadındı, işi bitmiş atlarını veterinerlere teslim edip uyutturmazdı. Çiftliğinde minik bir tepe vardı, oraya salıverirdi onları. Yaşlı atlar kalp krizinden ölürler. Onun ihtiyar ya da sakat atları da orada ölene kadar otlanıp, sırtlarında bir insanın yükü olmadan zamanlarını doldururlardı.

Sonunda Jack öğrencilerle uğraşamayacak kadar yaşlandı. Bir gün derse gittiğimde Jack’i ahırında göremedim. Bir şey mi oldu diye sordum bakıcılardan birine. Hayır, bir şey olmamıştı. Sadece Jack’in o tepeye gitme zamanı gelmişti. Sevgili Jack’i bir daha görmedim.

Elif Savaş Felsen 

Paylaş
Paylaş Yorumla Yazdır
Tüm Yorumlar
Yorumlar : 9 yorum
ecem - 2008/01/08
çok beğendim güzel bir hikaye
mahmut - 2007/03/07
çok iyiolmuş
NURAY - 2007/01/11
ATLARIN BENDE AYRI BİR YERİ VAR VE EN BÜYÜK HAYALİM BİR ATA BİNİP BU DÜYADAN ÖYLE GÖÇ ETMEK İNAN SEVEREK OKUDUM YAZIYI KLAVYEYİ TUTAN PARMAKLARINA SAĞLIK


  Doktor Forumları
Biz Bize Forumları
Candan Cana Forumları
Çok Gizli Forumları
Sohbet Odaları


Sitede ara

 

Bebek Kokusu Web Sitesi MediOzon.com - Medicolozon.com Eser Medikal Sağlık Hiz.Tic.Ltd.Şirketi' nin Aile ve Çocuklarımıza hizmetidir.

Bebek Kokusu Sitesinden Uyarı.
Bu sitede yer alan yazıların tümü, bilgi edinmek isteyen ziyaretçiler için hazırlanmıştır. Bu bilgiler, hiç bir zaman hastalık ve diğer sorunlara yönelik teşhis ve tedavi amaçlı olarak kullanılmamalıdır. Yazılar, sadece yazarların bilgilerini, deneyimlerini ve fikirlerini aktarmaktadır. İçeriği başkaları tarafından doğru ve geçerli bulunmayabilir. Sitede yer alan yazı ve resimlerin kopyalanması, her türlü kullanımı ve bilgilerin uygulanması sonucu doğan hukuki, ahlaki, mesleki, sağlık ve yaşamsal sorunlar sadece bu eylemi gerçekleştiren kişilerin sorumluluğundadır. Bunlardan dolayı ortaya çıkabilecek hiç bir sorundan site ve yazarları sorumlu kılınamaz.

Site Kullanım Kuralları, Hukuki Şartlar ve Telif Hakları