Köpekler belki de insanların en yakın dostudur. İrili uf"> Köpek Alırken...
Köpek Alırken...
-
Bir köpeğin yaşamı size bağlıdır. Bakmak için aldığınız köpeğe karşı sorumlu olursunuz. Bu düşünülmeden alınan bir köpek acı çeker.

Home

Köpekler belki de insanların en yakın dostudur. İrili ufaklı birçok çeşidiyle, sevimli hareketleriyle ve gerçek dostluklarıyla onlar çoğu evin vazgeçilmez bireyleridir. Köpek almak hafife alınacak bir karar değildir. Bir sürü hayvanı olan köpek, sahibini sürünün lideri, evdeki diğer bireyleri de sürünün üyeleri olarak görür. Sürüsüz yaşam onun için hapishane yaşamı gibidir. Tek başına özgür olmaktansa, sürüsüyle beraber kapalı kalmayı tercih eder. Bu nedenle bir köpeğin yaşamı size bağlıdır. Bakmak için aldığınız köpeğe karşı sorumlu olursunuz. İyi düşünmeden köpek almak çok yanlıştır. Sorumlulukları düşünülmeden alınan bir köpek acı çeker ve istemeden sahibini üzer. Bu nedenle köpek alırken iyi düşünün. Başka birine asla hediye olarak köpek götürmeyin.

Köpek alırken düşünmeniz gereken konuları özetledik:
· Bir köpeğin yaşamı en az 10 yıldır. Bu da demektir ki köpek alırken en az 10 yıllık bir sorumluluk içine giriyorsunuz. Köpek için sahibinden ayrılmak tam bir yıkımdır. Bu nedenle, hastalıkta ve sağlıkta birlikte olmak için köpek alın.

· Köpekler her gün az da olsa ilgi bekler. Onları gezdirmek, temizlemek, yedirmek, sevmek ve eğitmek için zaman ayırmanız gerekir.

· Köpek edindikten sonra, onun sağlığından da sorumlusunuz. Aşılarını zamanında yaptırmalı, hastalandığında ona bakmalısınız.

· Tıpkı bebekler gibi köpekler de küçükken daha fazla ilgiye gereksinim duyar. İlk 4-5 ay boyunca bu zamanı ona ayırmanız gerekir.

· Köpekler yaşlandığında da daha çok ilgi bekler. İnsanlar gibi onların da yaşlanmaktan kaynaklanan hastalıkları olur.

· Köpekler cinslerine göre belli miktarda harekete gereksinim duyar. Yeterli miktarda hareket etmek onları daha sağlıklı yapar.

· Köpeğinizin çevreyle sağlıklı bir ilişki kurması da sizin sorumluluğunuz altında. Gezdirirken başkalarını rahatsız etmemesini sağlamalısınız. Gezdirirken dışkısını toplamalı, devamlı havlayarak herkesi rahatsız etmesini engellemelisiniz.

· Ameliyatlarında, aşı yapılırken ve tedavi görürken yanında olmalı; korkmasını engellemek için sakin ve destekçi davranmalısınız.

· Köpeğin dişi ya da erkek olması çok fark etmez. Dişiler genellikle daha küçük cüsseli ve narin olur. Erkek ve dişi köpeklerin kendine göre farklı özellikleri vardır. Köpeğin karakteri, cinsi ve cinsiyetinin yanı sıra sizin verdiğiniz eğitimle de şekillenir.

· Köpeğin cins olması ya da sokaktan alınması çok farklı değildir. "Sokak köpeği" küçümsenecek bir cins değildir. Onlar da her köpek için geçerli olan ve bizleri etkileyen iyi huylara sahiptir. Köpek cinslerini markacı bir zihniyetle ele almaktan kaçının. Sokaktaki birçok köpeğin insanların düşüncesizliği, maymun iştahlılığı ve duyarsızlığı nedeniyle orada olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

· Köpek ve kedi birlikte yaşayabilir. Ancak kedinin küçükken köpekle tanışmış olması ve ihtiyaç duyduğunda kendi başına kalabileceği özel bir yeri olmalıdır.

· Köpek ve bebek ülkemizde sanıldığının aksine çok uyumlu ve mutlu bir ikili oluşturur. Köpekle büyüyen çocuklar daha huzurlu, daha mutlu ve barışçı olur.

· Köpek ve çocuk arasındaki uyumun olumlu katkılarına karşın, sadece çocuğunuzun hevesini doyurmak için köpek almayın. Çocukların sinema, çizgi film vb. yollarla şekillenen merakı geçtiğinde hayvanı rahatça sokağa atma hakkına sahip değilsiniz. Hiçbir canlı, bıkıldığında köşeye atılan eski bir oyuncak gibi sokağa bırakılmayı hak etmez.

· Köpek ve kuş da köpeğin doğru eğitilmesiyle uyumlu bir ikiliye dönüşür. Özellikle diğer canlılarla iyi geçinmeye uygun yaratılışta olan çoban köpekleri bu ikili için uygun adaylardır.

· Temizliğine ve koruyucu bakımına dikkat ederseniz, köpekten hastalık bulaşmaz. İnsandan insana hastalık etkeni aktarımı çok daha yaygındır. Köpek tüyünün de tek başına hastalık yapıcı etkisi yoktur.

· Yanlış davranan bir köpek gördüğünüzde, yanında onu yanlış eğitmiş bir sahip arayın. Sorumluluk köpeğin değil, sahibinindir. Bu tür gözlemler köpeğin nasıl eğitilmesi gerektiği konusunda size ışık tutacaktır.

· Sağlıksız ve elverişsiz koşullarda satılan hayvanları almayın. Bu tür durumlarla karşılaştığınızda duyarlılığınızı ve tepkinizi ifade etmekten kaçınmayın.

· Nasıl bir canlıyla yaşayabileceğinize, ne kadar tüye dayanabileceğinize, büyüklüğüne ve genel karakterinin nasıl olması gerektiğine karar verin. Önemli olan köpeğin cinsi değil, davranışsal ve fiziksel özellikleri olmalıdır. Cins, bunun sonucunda ortaya çıkar.

· Hayvanların eziyet görmesine, yaşama hakkının kısıtlanmasına, aç kalmasına ve horlanmasına karşı çıkın. Onları sokaktan kurtarmaya, aşırı üremelerini önlemeye, insanlardan eziyet görmelerini ve hastalanmalarını engellemeye yönelik çalışmalara katılın. Bu, dünyaya sahip çıkmanızın iyi bir yoludur.

· Bu tür insancıl çalışmalara öncülük edemeseniz bile gücünüz yettiğince destek verin. Kapınızın dışında da bir dünya olduğunu kabullenin. O dünyanın daha güzel olması için çalışırken, öldürmeye değil yaşatmaya; yıkmaya değil yapmaya çalışın. Uzaktan bir köpek havlaması duyduğunuzda gürültü deyip geçmeyin. Dünyayı paylaştığınız sadık ve dost bir canlıyı düşünüp gülümseyin.


Lâle Kuyucu'ya teşekkürler...

Absolute News Manager : news publishing software and web content management system by Xigla Software

The article has been moved here